"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/109 Esas, 2015/448 Karar
...
SUÇ : Rüşvet alma
HÜKÜM : Eylemin nüfuz ticareti suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekilleri, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/448 sayılı Kararının katılanlar vekilleri ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Katılan ... hakkında suç duyurusunda bulunulması kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi gereğince davayı esastan sonuçlandıran hüküm mahiyetinde olmadığından temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince katılan Hazine vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.04.2014 tarihli ve 2014/455 Esas, 2013/2135 Soruşturma, 2014/149 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında nüfuz ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 255 inci maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. Karacabey Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2014/253 Esas, 2014/648 sayılı Kararıyla sanığın eyleminin rüşvet alma suçunu oluşturacağı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
C. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/448 sayılı Kararı ile sanık hakkında nüfuz ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 255 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı fıkranın ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; katılan hakkında suç duyurusunda bulunulmasına yönelik kararın bozulmasına,
B. Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine ve haklarında vekalet ücretine hükmedilmesine,
C. Sanık müdafiinin temyiz istemi; katılandan para alındığını kabul etmemekle birlikte alındığı kabul edilse bile söz konusu arsanın inşaat projesi ile ilgili olarak alındığına, inşaat mühendisi olan sanığın belediyeye ait bir araziyi satın almak isteyen kişiye yapması gerekenleri yol göstermesinin atılı suçu işlediği anlamına gelmeyeceğine, aleyhe ifade veren tanıkların katılanın yakınları olduğuna ve cezanın fazla olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde ... Belediyesinde meclis üyesi olarak görev yaptığı, katılanın ... Mahallesinde Karacabey Belediyesine bitişik vaziyette bir adet parseli olduğu ve bu parseli daha verimli kullanabilmek amacıyla belediyeye ait taşınmazı satın almak istediği, sanık ile görüştüğü, sanığın da bu iş için bir takım belgeler hazırlanması gerektiğini ve bunun için de para lazım olduğunu söyleyerek elindeki not kağıdına yapılacak işlemler ve tutarını yazdığı, ardından işlemler için14.000 TL istediği, katılanın 12.500 TL'yi elden sanığa, geri kalan 1.500 TL'yi ise sanığın kayınpederi ... isimli şahsa verdiği, katılanın arsanın satılması ve plan değişikliği yapılması talebinin belediye meclisi kararı ile reddedildiği, sanığın belediye başkanlığı nezdinde arsa alım ve satım işlemlerine ilişkin bir yetkisinin bulunmadığı, katılanda söz konusu işi yapabileceği kanaati uyandırarak menfaat sağladığı kabul edilerek nüfuz ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/05/2008 tarihli ve 2008/1-90-2008/100 sayılı Kararında açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı dikkate alınarak, 11/05/2015 tarihli celsede hazır bulunan sanığa görevsizlik kararı okunarak usulüne göre sorgu işlemi gerçekleştirilmesi gerekirken, sanık ve müdafiinin savunma hazırlamak için süre talepleri kabul edilmesine rağmen, sonraki celselerde sanığın atılı suçlamayla ilgili olarak sorgusu yapılmadan ve usulüne uygun olarak savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, görevsizlik kararı veren mahkemece alınan savunmasına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının ihlal edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin hüküm niteliğinde olmayıp temyizi kabil bulunmayan katılan ... hakkında suç duyurusunda bulunulması kararına yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/448 sayılı Kararına yönelik katılan Hazine vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri ile dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.