Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/101 Esas, 2014/184 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, İçişleri Bakanlığı

SUÇ : Rüşvet alma

HÜKÜM : Mahkûmiyet (sanık ... hakkında), beraat (diğer sanık hakkında)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

İçişleri Bakanlığı vekilinin 17.05.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükümleri 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 25.06.2021 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hâkkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mâl Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek incelemenin katılan Hazine vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne, sanık ... (Şemsettin) müdafiinin müvekkili hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Van Valiliği Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde yüklenici firma elemanı olarak istihdam edilen sanığın, kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü suç niteliğindeki rüşvet suçunun faili olamayacağı nazara alındığında mahkemenin gerekçesi yerinde olmamakla birlikte verilen hüküm sonucu itibarıyla doğru bulunmuştur.

Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde gerekçeleriyle ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi katılan Hazine vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

2-Sanık ... (Şemsettin) Baştin hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Kamu görevlisinin tanımının yapıldığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin gerekçesinde yer alan "Kamusal faaliyet, Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş olan bir siyasal kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir" ve "kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılamayacağı" şeklindeki açıklamalar karşısında; Van Valiliği Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde yüklenici firma elemanı olarak istihdam edilen sanığın, kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü suç niteliğindeki rüşvet suçunun faili olamayacağı nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 252. maddesinde düzenlenen rüşvet suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hâk yoksunluğuna hükmolunmaması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***