Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/2038 Esas, 2018/2214 Karar

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede zincirleme sahtecilik

HÜKÜM : Zimmet suçu yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından ise düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

Sanık müdafiinin 03.12.2021 tarihli temyiz dilekçesine nazaran, 1136 sayılı Kanun'un 59/son ve 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddeleri uyarınca hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre sanık müdafiinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2017 tarihli ve 2014/120 Esas, 2017/449 sayılı Kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının 51/1. maddesi gereği ertelenmesine, nitelikli zimmet suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ayrıca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.

2.Sanık ve müdafiinin istinaf talebi üzerine yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 09.07.2018 tarihli ve 2018/2038 Esas, 2018/2214 sayılı Kararı ile resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine, zimmet suçuna yönelik istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; mahkemece bilirkişi incelemesi, tanık dinlenmesi vb. taleplerin yerine getirilmeyerek eksik inceleme ile karar verildiğine, karar gerekçesinin hatalı olduğuna, sahte evrakın sanık tarafından düzenlendiğine ilişkin dosyada somut ve kesin delilin bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın mal edinme eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın zimmet suçu yönünden hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, resmi belgede sahtecilik suçu açısından da zimmet suçu ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bağı bulunması nedenleriyle ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerin bozulması yerine istinaf başvurusunun doğrudan ve hükmün düzeltilerek esastan reddine dair kararlar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle sair yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye ve ek Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.

***