"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1787 Esas, 2023/891 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen düşme hükmünün kaldırılması sureti ile beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli ve 2019/7 Esas, 2022/175 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
2)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.04.2023 tarihli ve 2022/1787 Esas, 2023/891 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün, yeniden yargılama yapılmak sureti ile kaldırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın yapılan görevlendirilme gereğince işlem tesis etmeyip katılanı oyalayarak üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediğine, hakkında verilen beraat kararının kaldırılarak sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, adli yardım kapsamında katılanın vekili olarak Baro tarafından görevlendirilmesi sonrasında, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2001/9013 sayılı dosyasını takip etmediği ve süresinde hukuk mahkemesinde tazminat davası açmadığı iddia edilmiş ise de sanığın icra dosyasının safahatı nedeniyle işlem yapmak üzere masraf yatırılması gerektiği ve katılan tarafından dosya masrafı verilmemesi nedeniyle işlem yapamadığı yönündeki aksi kanıtlanamayan savunması ve "Şüphe sanık lehine yorumlanır." ilkesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.10.2024 tarihinde karar verildi.