"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/134 Esas, 2022/26 Karar
KATILANLAR : İçişleri Bakanlığı, Hazine
SUÇ : Rüşvet alma, rüşvet verme, irtikap
HÜKÜM : Zincirleme görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, iade, düzeltilerek onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;
Kamu görevlisi olmayan sanıklar hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle anılan suça yönelik verilen beraat hükümlerini temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan İçişleri Bakanlığının vekili aracılığıyla yaptığı temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek sanıklar ..., ... ile ... müdafiilerinin ve sanık ...'nın temyiz taleplerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine, katılan ... vekili ile sanıklar ... ve ... müdafiilerinin kamu görevlisi olan bu sanıklar hakkındaki görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin ise vekalet ücretine münhasır temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tebliğnamede ismine yer verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ...'un 16.03.2021 tarihinde hükümden sonra vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu hususta 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi gerektiği, öte yandan kamu görevlisi olmayan sanıklar hakkında idari yaptırım uygulanmasını gerektiren durumların bulunduğuna dair tespit yapılmaması nedeni ile sanıkların meşru zeminde bulunduklarının kabulü gerekeceği, bu itibarla kamu görevlisi olan sanıklara yüklenen rüşvet alma isnadının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanıklara yüklenen rüşvet verme eylemlerinin ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı, bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2010 yılı ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.