"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/273 E., 2021/2806 K.
SUÇ : Kasten yaralama, tehdit, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun doğrudan ve düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2020 tarihli ve 2020/290 Esas, 2020/433 sayılı Kararı ile sanığın kasten yaralama ve tehdit suçları yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e; görevi kötüye kullanma suçu bakımından ise aynı Kanun'un 223/2-b madde-fıkra ve bentleri gereği beraatine hükmedilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/273 Esas, 2022/2806 sayılı Kararı ile görevi kötüye kullanma suçu bakımından istinaf başvurusunun doğrudan, kasten yaralama ve tehdit suçları yönünden ise hükümlerin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz talebi; sanığın atılı suçlardan cezalandırılması gerekirken hakkında beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz talebi; beraat eden müvekkili lehine hükmedilen maktu avukatlık ücretinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenmemesine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Ancak;
Hakkında beraat hükümleri kurulan ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin İkinci Kısım İkinci Bölümündeki düzenleme gereğince 8.200 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.200,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle katılan vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.11.2024 tarihinde karar verildi.