"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/988 Esas, 2019/1671 Karar
SUÇ : İcraî davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/287 Esas, 2019/50 sayılı Kararı ile sanığın icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesi gereği 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine hükmolunmuştur.
2) İlk Derece Mahkemesince verilen kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 09.07.2019 tarihli ve 2019/988 Esas, 2019/1671 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçun unsurları ile objektif cezalandırma şartlarının oluşmadığına, eksik inceleme neticesinde verilen mahkumiyet kararının kaldırılması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık avukatın alacaklı vekili olarak yasal takip işlemleri kesinleşmeden icra müdürlüğü görevlilerini de yanıltarak katılana ait taşınmaz üzerine haciz şerhi işlenmesine sebebiyet vermek suretiyle görevi kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; icra dairelerindeki takip işlemlerinde her türlü haciz işleminin uygulanmasına karar verme yetkisinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 78. maddesi gereği icra müdürlüğüne ait olduğu, İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2017/21252 Esas sayılı icra dosyası kapsamında 22.06.2017 tarihli haciz müzekkeresi ile katılana ait taşınmaz bulunması halinde kayden haczi için Gebze Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan yazının dayanağı olan sanık avukatın haciz talebi ve icra müdürlüğünün talebi kabul kararı bulunmadığı gözetilerek; bahse konu evrakın temini ile haciz müzekkeresini elden takipli tapu sicil müdürlüğüne götüren Samet Temizkan hakkında herhangi bir kamu davası açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise aslının veya onaylı bir suretinin dosya içerisine alınması sonrasında, faili olmayan suça şerikliğin mümkün olmayacağı da nazara alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2024 tarihinde karar verildi.