Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/778 Esas, 2022/208 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık ...'ın duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2019/102 Esas, 2020/372 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 43/1, 62/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 93 tam gün karşılığı 1.860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2.O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine duruşmasız yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/778 Esas, 2022/208 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi; avukatlık görevini yerine getirdiğine, şikayetçilerin herhangi bir hak kaybı yaşamadıklarına, şikayetçilere mağduriyetleri olduğunu düşünmeleri halinde zararlarını karşılayabileceğini iletmesine rağmen kendisinden yüksek miktarda para talebinde bulunduklarına, usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Suç tarihinin, sanığın davacı katılanlar vekili sıfatıyla takip ettiği İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2016/376 Esas, 2016/368 sayılı Kararına karşı temyiz yasa yoluna başvuru süresinin dolduğu 03.05.2016 tarihi olduğu gözetilmeden, karar başlığına şikayet tarihi olan 24.01.2018 olarak yanlış yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c madde-fıkra ve bendine aykırı davranılması,

Hatalı suç tarihi hükme esas alınarak "Sanığın adli sicil kaydında daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğu anlaşılmış olmakla sanık hakkında CMK 231 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" karar verilmiş ise de, suçun işlendiği tarihte sanığın sabıkasız olması nedeniyle atılı görevi kötüye kullanma suçu açısından şikayetçilerin somut ve belirlenebilir maddi zararlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak, maddi zararlarının olması halinde sanığa bu zararı giderme imkanı tanındıktan sonra, sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin sanık hakkında yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,

Hatalı suç tarihi esas alınarak sanık hakkında denetim süresinde suç işlediğinden bahisle İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/36 Esas, 2016/398 sayılı Kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik gereğinin takdir ve ifası açısından bildirimde bulunulmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/778 Esas, 2022/208 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 307/5. maddesi hükmü gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.11.2024 tarihinde karar verildi.

***