"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1220 Esas, 2022/98 Karar
KATILANLAR : ..., ...
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2020/362 Esas, 2021/389 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 31.01.2022 tarihli ve 2021/1220 Esas, 2022/98 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi
Sanığın dava konusu ücreti almadığına, mağduriyet kavramının gerçekleşip gerçekleşmediğinin İlk Derece Mahkemesince araştırılmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yasal koşulları bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ve suçun işlendiği tarihte Hatay Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacağı temlik alan katılan ... vekili sıfatıyla, Kozan İcra Müdürlüğünün 2013/1148 Esas ve yine aynı Müdürlüğün 2013/1261 Esas ile Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2014/11404 Esas sayılı dosyaları üzerinden yürüttüğü icra takipleri sırasında, borçluya ait hacizli taşınmazların katılan ...'a satışının yapılacağı hususunda 04.03.2016 tarihli protokol imzaladığı, Adana ili, Tufanbeyi ilçesi, Güzelim köyü, 115 ada, 33 ve 35 parsel sayılı taşınmazların bedeli olarak aynı tarihte 240.000,00 TL ile icra ve satış masrafı karşılığı olarak 15.000,00 TL peşin tahsil ettiği halde ihalenin yapılıp satış işleminin gerçekleştirildiğine ve tapuya tescil işleminin bugün yarın yapılacağına dair sözler söyleyerek katılanları oyalayıp, vekillikten azledildiği tarihe kadar gereğine tevessül etmemesi şeklinde sübut bulan eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasındaki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin (7) numaralı bendinin, mahkemenin uygulaması ve takdiri de nazara alınarak; "Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere takdiren 150 gün süre ile 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.12.2024 tarihinde karar verildi.