Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1708 Esas, 2022/1255 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre sanık müdafiinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1) Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2020/33 Esas, 2021/180 sayılı Kararı ile sanığın ihmâli davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereği 2.500 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/1708 Esas, 2022/1255 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmüne 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hâk yoksunluğu uygulanmasına ilişkin bent eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz istemi; kararın gerekçesiz olduğuna, vekâletname verilmesi akabinde, sanığın dosya ile ilgili işlem yapacağından bahisle vekâlet ücretî ve yargılamaya ilişkin masrafları talep ettiğine, katılan tarafın kuaför salonunda yapmış olduğu masajın karşılığının 1.850,00 TL olduğuna, istediği yargılama masraflarını karşılayacağını belirterek başka bir ödeme yapmayacağını beyan ettiğine fakat katılan tarafın verdiğini iddia ettiği bu miktarın da dava masraf ve harçlarını karşılamaya yetmeyeceği gibi vekâlet ücretini de hiç bir şekilde karşılamadığına, ücret ödeme hususundaki beyanlarını ispatlayamayan katılanın bu asılsız iddialarının hükme esas alınmasının, bunun yanı sıra unsurları oluşmadığı hâlde müvekkili sanığın görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmış olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğinden müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne karşı hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.11.2024 tarihinde karar verildi.

***