Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/572 E., 2022/1109 K.

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/9 Esas, 2022/33 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. madde ve fıkraları gereğince 150 tam gün karşılığı 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/572 Esas, 2022/1109 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Şikayetçiyi çok defa ceza infaz kurumunda ziyaret ettiğine, iki celseye katıldığına, ihmal sonucunu doğuracak herhangi bir davranışı olmadığına, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle mahkumiyet hükmü kurulduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Mardin Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, şikayetçi ...'un tutuklu olarak yargılandığı kamu davasında sözlü olarak müdafilik görevini üstlenmesine rağmen herhangi bir yasal mazeret belirtmeksizin 11.08.2017 ve 02.10.2017 tarihli celselere katılmayarak şikayetçiyi önemli bir davada hukuki yardımdan mahrum bıraktığı gibi vekalet ücretine mahsuben kendisine ödenen parayı da şikayetçiye iade etmeyerek mağduriyetine sebep olduğu iddia ve kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için, görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği, bu itibarla sanığın şikayetçinin yargılandığı kamu davasının 11.08.2017 ve 02.10.2017 tarihli iki celseye katılmamaktan ibaret eylemi nedeniyle anılan celselerde yapılan işlemler değerlendirilerek ne suretle objektif cezalandırma koşullarının oluştuğu açıklanıp tartışılmadan hükme varılması,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin birinci fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden "Suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zarar ile sanığın somut olaydaki kastı ve amacı nazara alınarak, temel ceza takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiştir

" şeklindeki maddede yazılı ibarelerin soyut tekrarıyla yetinilip teşdit gerekçesi olarak kullanılmak suretiyle aynı Kanun'un 61. maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/572 Esas, 2022/1109 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.12.2024 tarihinde karar verildi.

***