Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1803 Esas, 2022/1384 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/351 Esas, 2021/112 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşmasız yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1803 Esas, 2022/1384 sayılı Kararı ile; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri konusu yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi; katılanın işçilik alacağına ilişkin davanın uzun sürme sebebinin kendisinden kaynaklandığını düşündüğünden kusur aramaya çalıştığı, dava masraflarının ödenmesi hususunda itirazlarda bulunduğu, katılan ile davanın başında anlaşılan vekalet ücreti oranında da sonradan gereksiz tartışma yaşadıkları ve katılanın gerek kendisini gerekse çalışanları sürekli rahatsız etmesi sebebiyle katılana aralarındaki vekalet ilişkisinin yürümeyeceğini belirterek artık davasını takip etmeyeceğini açıkça bildirdiği, bu nedenle duruşmaları takip etmediği, katılanın duruşmaya katılmaması sebebiyle davanın düştüğü, buna ilişkin tüm sorumluluğun katılanda olduğu, katılanın kusurunun kendisine yüklenmeye çalışıldığı, katılan tarafından aleyhine açılan Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/404 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin de lehine olduğu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.12.2024 tarihinde karar verildi.

***