"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/5291 Değişik iş
SUÇ : Tefecilik
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.09.2021 tarihli ve 2021/18021 Soruşturma, 2021/22302 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/5291 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.10.2021'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54154 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54154 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Soruşturma dosyasına göre, müştekinin şüpheliler ... ve ...'den almış olduğu 46,500 Türk lirası tutarındaki borcuna karşılık 200.000 Türk lirası para ödediğini ancak senedini geri alamayarak kendisini icraya veren şüphelilerden şikâyetçi olduğu somut olayda, şüphelilerin üzerlerine atılı suçlamalar hakkında alınan savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmedikleri, şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair müştekinin soyut iddiaları dışında kamu davası açmayı gerektirecek yeterli delil elde edilemediği ayrıca atılı suçun yasal unsurlarıyla da oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2021/14230 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takip dosyasının ve takibe esas senet veya diğer belgelerin, haklarında tefecilik suçuna ilişkin başka soruşturma ya da kovuşturma evrakı bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunması hâlinde getirtilip incelenmesinden, şüphelilerin vergi kayıtları ile banka hesap hareketlerinin incelenerek senetlerin düzenlendiği tarihte bahse konu bedelleri borç verebilecek maddî durumlarının olup olmadığı hususu ile geçim kaynakları hakkında etraftan sorularak kolluk marifetiyle ayrıntılı bir şekilde sosyal ekonomik durumları araştırılmasından ve ... adlı kişinin beyanı alındıktan sonra şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Şüpheliler hakkında tefecilik suçunu işledikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.09.2021 tarihli ve 2021/18021 Soruşturma, 2021/22302 sayılı Kararı ile şikayetçinin soyut iddiaları dışında kamu davası açmayı gerektirecek yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına, şikayetçinin itirazı üzerine merci Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/5291 Değişik iş sayılı Kararı ile de itirazın reddine karar verilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172 nci maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173 üncü maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.
3.Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
4.Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; merciince şikayetçi aleyhine başlatılan Kayseri İcra Müdürlüğünün 2021/14230 sayılı icra takip dosyasının temin edilmesinden, şikayet dilekçesinde ve savunmalarda adı geçen ... 'un tanık sıfatıyla dinlenmesinden, şüpheliler hakkında aynı suçtan yürütülen başkaca soruşturma veya kovuşturma dosyası olup olmadığı tahkik edilerek bulunması halinde getirtilerek incelenmesinden, şüphelilerin alacaklısı olduğu icra dosyalarının araştırılıp varsa borçlularının şüphelilerden faiz karşılığında ödünç para alıp almadıkları hususunda beyanlarına başvurulmasından, şüphelilerin tefecilik yapıp yapmadıklarına dair kolluk marifetiyle gizli ve ayrıntılı araştırma yaptırılmasından ve beyanlarda geçen para transferlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda banka kayıtlarının temininin ardından sonucuna göre gerekli görüldüğü takdirde vergi mükellefi olduklarının tespiti durumunda haklarında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesinden sonra şüphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/5291 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.