Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1227 Esas, 2022/2414 Karar

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : Sanık hakkında kurulan beraat hükmü kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/200 Esas, 2022/289 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan beraat kararı verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/1227 Esas, 2022/2414 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 520 tam gün karşılığı 10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ

Sanığın temyiz istemi, atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.

III. GEREKÇE

Sanığın menfaat elde etmek amacıyla mağdurlar ..., ... ile ...'a faiz karşılığı borç para verdiği ve bu işlemler karşılığı senet düzenlemek suretiyle üzerine atılı tefecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince tanık ...'ın beyanları, mağdur ...'ın imzalamış olduğu senetlerin arkasını elden aldığı borç karşılığı ibaresi düşerek imzalaması, mağdur ...'ın aşamalarda alınan beyanlarının çelişkili ve soyut olması, icra müdürlüklerinden gelen yazı cevapları, sanığın tüm aşamalardaki tutarlı savunmaları ile diğer mağdurlar ... ve ...'nin aldıkları borç kadar senet düzenlendiğine yönelik anlatımları dikkate alınarak, yeterli delil bulunmadığına dair beraat gerekçesi yerinde olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi yerine yanılgılı değerlendirmeler neticesinde sanığın üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediğinden bahisle beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyetine karar verilmesi,

Kabule göre de;

Tefecilik suçunun oluşabilmesi için en geç paranın verildiği anda faizin kararlaştırılmış olması gerektiği, dava konusu somut olayda ise mağdurlar ... ve ...'nin beyanlarına nazaran sanık ile mağdurlar arasında verilen borç para karşılığı faiz anlaşmasının bulunmadığı, alınan borç miktarınca senet düzenlendiği bu itibarla sanığın bu mağdurlara yönelik eyleminde tefecilik suçunun oluşmadığı gözetilerek, mağdur ... yönünden tek bir tefecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı dikkate alınmadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin tatbiki suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.12.2024 tarihinde karar verildi.

***