"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/85 Esas, 2014/125 Karar
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 25. Bölge Müdürlüğünce yapılan 09.11.2009 tarihli ve 2009/139805 ihale kayıt numaralı; 23.11.2009 tarihli ve 2009/137421 ihale kayıt numaralı ihalelere fesat karıştırma ve aynı müdürlükte makine ikmal ve donatım şube müdürü olan ...'ya isnat olunan rüşvet alma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve bu suçlardan kurulan hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, adı geçen Bakanlığın 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suçlar yönünden müdahil sıfatını kazandığına, diğer taraftan Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu itibarla suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından Hazine, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının; sanık ... hakkında rüşvet verme ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 25. Bölge Müdürlüğünce yapılan 09.11.2009 tarihli ve 2009/139805 ihale kayıt numaralı; 23.11.2009 tarihli ve 2009/137421 ihale kayıt numaralı ihalelere fesat karıştırma isnatları dışındaki diğer ihalelere fesat karıştırma suçlarından ise Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının doğrudan zarar görmeleri söz konusu olmadığından, bahsi geçen suçlara yönelik adı geçen kurumlar vekillerinin temyiz taleplerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan ... vekilinin tüm sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan tüm beraat hükümleri ile sanıklardan ... hakkında rüşvet verme, ... hakkında ise rüşvet alma suçlarından kurulan beraat hükümlerine, katılan ... Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekillerinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 25. Bölge Müdürlüğünce yapılan 09.11.2009 tarihli ve 2009/139805 ihale kayıt numaralı ihaleye ve sanıklar ... ile ... hakkında aynı kurumca 23.11.2009 tarihli ve 2009/137421 ihale kayıt numaralı ihaleye fesat karıştırdıkları iddiasıyla açılan kamu davalarında kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan beraat hükmüne, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçlarından açılan kamu davalarının, Dairemizce, gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi karşısında, sanığın atılı tüm suçlardan beraat etmediği ve lehine vekalet ücreti takdirinin mümkün olmadığı nazara alındığında;
Sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen beraat hükmü yönünden vekalet ücretine hükmolunmaması usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanıklardan ... hakkında rüşvet verme, ... hakkında rüşvet alma ile tüm sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:
Ulusal Yargı Ağı Projesinden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'ın hükümden sonra 14.10.2014 tarihinde vefat ettiği,
Öte yandan doğrudan temin yöntemi ile 26.03.2009 tarihinde Sivil Savunma İl Müdürlüğünce yapılan malzemeli temizlik hizmeti alımına ilişkin olarak sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in; 01.06.2009 ve 01.07.2009 tarihlerinde İzmir Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları 3. Bölge Müdürlüğünce yapılan aşçı yardımcılığı hizmetleri ve tesise ait tüm yerlerin temizlik hizmetleri alımına ilişkin olarak ise sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in haklarında ihaleye fesat karıştırma suçundan kamu davaları açılmış ise de, doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, bu nedenle kamu görevlisi olan sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu, kamu görevlisi olmayan sanıklara yönelik isnatların ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça iştirak suçunu oluşturacağı,
Ayrıca Balıkesir Belediye Başkanlığınca pazarlık usulüyle gerçekleştirilen 25.03.2009 ve 24.04.2009 tarihli hizmet binaları temizlik alım ihalelerine ilişkin olarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in; aynı kurum tarafından pazarlık usulüyle gerçekleştirilen 02.06.2009 tarihli hizmet binaları temizlik alım ihalelerine ilişkin olarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın; Balıkesir Belediye Başkanlığınca açık ihale usulüyle yapılan 19.06.2009 tarihli genel hizmet binaları temizlik hizmet alımı ihalesine ilişkin olarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın; Susurluk Devlet Hastanesi Baştabipliğince açık ihale usulüyle 23.10.2009 tarihinde gerçekleştirilen 2010 ilâ 2011 yılları arası 26 kişi ile 24 ay malzemesiz genel temizlik hizmetleri ihalesine ilişkin olarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 25. Bölge Müdürlüğünce açık ihale usulüyle 09.11.2009 tarihinde yapılan DSİ makineleri için makine bakımcısı, sondaj işleri için sondaj işçisi personeli alım ihalesine ilişkin olarak sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın; aynı kurum tarafından açık ihale usulüyle 23.11.2009 tarihinde gerçekleştirilen 12 ay 46 kişiyle malzemeli genel temizlik hizmeti alım ihalesine ilişkin olarak sanıklar ... ve ...'in haklarında ihaleye fesat karıştırma suçlarından kamu davaları açılmışsa da; anılan ihaleler yönünden adı geçen kurumların zararının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı,
Diğer taraftan 5237 sayılı Kanun'un 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun (6352 sayılı Kanun) ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Yasa'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı gözetildiğinde; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 25. Bölge Müdürlüğünce 09.11.2009 tarihinde yapılan DSİ makineleri için makine bakımcısı, sondaj işleri için sondaj işçisi personeli alım ihalesinin edimi sırasında yüklenici firmanın hak ediş ücretlerinin zamanında ödenmesinin sağlanması karşılığında yüklenici firma adına hareket eden sanık ...'in, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 25. Bölge Müdürlüğü makine ikmal ve donatım şube müdürü olan sanık ...'ya rüşvet verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında, kamu görevlisi olan sanığa yüklenen eylemin "yapması gereken bir işi yapması karşılığında menfaat temin etme" şeklinde olduğu nazara alındığında; kamu görevlisi olan sanık ...'nın hakkındaki isnadın sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama; kamu görevlisi olmayan sanık ...'e yönelik rüşvet verme isnadının ise 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla;
Anılan suçların söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresini kesen en son işlemler olan 03.06.2010, 29.07.2010 ve 20.04.2011 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.