Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2021/12087 Değişik iş

SUÇ : Tefecilik

İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2021 tarihli ve 2021/36173 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/12087 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.12.2021'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57861 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57861 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, şüpheli ...'ın kendisi ve sahip olduğu şirket aracılığı ile müştekiler ..., ... ve ... Gayrimenkul Yat. A.Ş'ye yüksek faizle borç vererek müştekilerin borçlanmasını sağladığı ve müştekilerden borçlarına karşılık araç ve gayrimenkullerini akrabaları olan diğer şüpheliler üzerine bir şekilde devraldığı, ancak bilirkişi raporuna yer aldığı üzere diğer şüpheliler hakkında üzerine atılı suçu işlediklerine dair somut bir belge elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de;

Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/9914 esas, 2021/7770 sayılı ilâmında yer alan," şüphelilerin eylem birliği içerisinde ticari iş görüntüsü altında yüksek faizle borç verdikleri ya da sattıkları araçlar mukabili kendilerine borçları olan müştekilerin borçlarına yüksek faiz uygulayarak tefecilik yaptıkları iddialarına ilişkin şüpheliler hakkında toplanan delillerin üzerlerine atılı tefecilik suçundan kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği" şeklindeki açıklamaları nazara alındığında,

Somut olayda, ifadesine başvurulan bilgi sahipleri ve müştekilerin, şüpheliler ..., ..., ... ve ...'ın dosya şüphelisi ... ile eylem birliği içerisinde tefecilik yaptığına dair birbirleriyle uyumlu beyanlarının bulunduğu, şüpheli ... tarafından yüksek faizle borç verilmek suretiyle borçlandırılan müştekilere ait araç ve gayrimenkullerin devrinin, dikkat çekmemesi ve ayrıca devrin ihtilafa konu olmaması amacıyla akrabalık bağı olan (şüpheli ...'ın, eşi, oğlu, gelini olan) alım gücüne sahip olup olmadıkları hususunda tereddütler bulunan diğer şüpheliler ..., ..., ... ve ...'ın adına, şüpheli ... tarafından aracı olunmak suretiyle resmi olarak devredildiği, bu şekilde şüpheliler adına devirlerin, borca karşılık devirler olduğu yönünde güçlü emareler içerdiğinden şüphelilerin eylem birliği içerisinde hareket ederek tefecilik suçunu işleyip işlemedikleri hususunda yapılan soruşturmada diğer şüphelilerin ifadelerinin alınmadığı, bu kişiler hakkında davalar ve icra takipleri, menkul ve gayrimenkul kayıtları, banka hesap hareketleri, ...'ın yetkilisi olduğu ... Turizm Ltd. Şti. hesap hareketleri, tapu ve araç kayıtları da araştırıldıktan sonra sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma sonucu verilmiş kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Şüpheliler hakkında tefecilik suçunu işledikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2021 tarihli ve 2021/36173 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair Karar ile soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile şüphelilerin atılı suçu işlediklerine dair somut bir tespit ve belge bulunmadığının belirtilmesi karşısında şüpheliler hakkında kamu davası açmayı gerektirecek yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle ek kovuşturmaya yer olmadığına, şikayetçiler ve suçtan zarar gören vekillerinin itirazları üzerine merci Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/12087 Değişik iş sayılı Kararı ile de itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

2.5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172 nci maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173 üncü maddesi “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.

3.Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

4.Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; merciince şüphelilerin ifadelerinin alınmasından, şikayetçi vekilinin 08.02.2021 tarihli dilekçesinde belirttiği taşınır ve taşınmazların kayıtları getirtilerek hangi tarihte devredildiklerinin araştırılmasından, eylem birliğiyle hareket ettikleri iddia edilen ... hakkında Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1665 Esas sayılı dosyasında tefecilik suçundan görülmekte olan dosyadaki delillerin getirtilerek incelenmesinden sonra, şüphelilerden ... ve ...'nun aynı zamanda avukat olduklarının anlaşılması karşısında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun uygulanıp uygulanmayacağı hususu üzerinde de durularak şüphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/12087 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının, Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.

***