Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/2180 Esas, 2023/2429 Karar

SUÇ: Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Katılan ...'nın 25.01.2024 tarihli ve temyiz dilekçesine karşı ek ifade konulu dilekçesinin muhteviyatı itibarıyla temyiz iradesi içermediği nazara alınarak, incelemenin sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ve 2022/66 Esas, 2023/241 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 29.11.2023 tarihli ve 2023/2180 Esas, 2023/2429 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi

Sanığın Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapacağından bahisle katılandan para aldığını kabul etmemesi, bu hususta katılanın kardeşi olup tarafsız olmayan tanık beyanı dışında delil bulunmaması, bir an için başvuru amacıyla ücret aldığı kabul edilse dahi bireysel başvurunun kısıtlayıcı bir süresinin bulunmaması ve her zaman başvuru yapılabileceği değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak olacak şekilde sabit olmaması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.

Sanığın Temyiz İstemi

Katılan ...'in müdafi olarak tüm avukatlık görevlerini yerine getirdiğine, Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel başvurunun sonuçsuz kalmayacağını müvekkiline bildirdiğine, buna rağmen katılanın hakkında şikayette bulunarak asılsız iddialar ileri sürdüğüne, ihmalinin bulunmadığına, mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, vekilliğini üstlendiği katılan ...'in sanık olarak yargılandığı İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/426 (İzmir (Kapatılan) 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/178) Esas sayılı dava dosyasında mahkumiyetine dair Kararın Yargıtay denetiminden geçip onandıktan sonra söz konusu karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak üzere katılandan 1.000 TL vekalet ücreti aldığı halde hiçbir işlem yapmadığı kabulüyle hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine hükmedilmiş ise de; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için somut olayda görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği, bu itibarla vekaletname örneğinin dosya arasında yer almadığının anlaşılması karşısında, öncelikle vekaletnamenin getirtilerek bireysel başvuru yapmaya ilişkin özel yetkinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, akabinde bireysel başvuruların, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılacağı dikkate alınarak, katılanın, 1.000 TL'yi sanığa başvuru süresinin başlamasından önce mi yoksa sonra mı verdiğinin beyanlarla açığa çıkarılması sonrasında, sanık hakkında objektif cezalandırma koşullarından birinin oluşup oluşmadığı, oluştu ise ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılması ile buna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 29.11.2023 tarihli ve 2023/2180 Esas, 2023/2429 sayılı Kararına yönelik sanığın ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2025 tarihinde karar verildi.

***