"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/956 Esas, 2024/436 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli olduğu ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmadığı, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunduğu ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gözetildiğinde, soruşturma aşamasında bir kısım şikayetçilerin sanıktan faiz karşılığı borç para aldıklarını beyan etmelerine rağmen kovuşturma aşamasında bu beyanlarından dönmeleri, kolluk araştırma tutanağında sanığın tefecilik faaliyetinde bulunduğuna yönelik bilgi edinildiğinin belirtilmesi, sanığın ise aşamalardaki savunmasında şikayetçilerle ticari ilişkileri bulunduğunu ancak kimseye faiz karşılığı borç para vermediğini savunması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın, vergi mükellefi olduğunun tespiti durumunda hakkında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, sanığın tefecilik yapıp yapmadığının tespiti, yapıyor ise faiz karşılığı para alan şahısların belirlenmesi amacı ile yeniden ayrıntılı kolluk araştırması yaptırılarak, duruşmada beyanı alınanlar dışındaki kişiler ile sanığın alacaklı olduğu icra takip dosyaları araştırılarak takip borçlularından kanaat oluşturmaya yetecek sayıda kişinin tanık sıfatıyla dinlenilmeleri sonrasında, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.