Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2365 Esas, 2022/1762 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafiilerinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2020/347 Esas, 2021/253 sayılı Kararı ile sanıkların zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1. maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2021/2365 Esas, 2021/1762 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz İstemleri

Sanığın suça konu işlemleri baskı sonucunda yapmaya mecbur bırakılması nedeniyle suç kastı bulunmadığı, katılandan istenilen paranın kooperatife ait borç olduğu, zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın savunmalarında bahsi geçen, kendisini tehdit ve şantajla satış yapmaya zorlayan şahıslar hakkında açılan dava dosyası, hesap dökümleri, kura çekiliş tutanakları ve kooperatif genel kurul tutanakları getirilmeden hüküm kurulduğu, suç kastı bulunmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının yerinde olmadığı, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve sair hususlara ilişkindir.

Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Dosya kapsamında elde edilen deliller kapsamında, sanığın suça konu eylemin amaç ve sonuçlarından habersiz olduğu, okuma yazmayı bilmemesi nedeniyle resmi işlemlere eşi tarafından götürüldüğü ve eşinin gösterdiği yere imza attığı, suça konu işlemin yapıldığı esnada ise eşinin bu işleme refakat edemediği, tapu memurlarının da sanığı bilgilendirmedikleri, sanık ... ve katılanın da sanık ...'ın satış işleminden habersiz olduğunu doğruladıkları, bu kapsamda suç kastı bulunmadığı, zimmet suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, eylemin ancak görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilebileceği, temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve sair hususlara dairdir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden

Sanığın, suç tarihinde Sınırlı Sorumlu ... Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, 04.11.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında kooperatif yönetim kuruluna diğer yetkilerinin yanı sıra taşınmaz alım ve satım işlemlerinde müşterek çift imza ile kooperatifi üç yıl süre ile temsil etme yetkisinin verildiği, Isparta .... Noterliği huzurunda 06.11.2017 tarihinde gerçekleştirilen kura çekimi neticesinde kooperatif üyesi olan katılan ... adına belirlenen B Blok 14 numaralı dairenin katılanın bilgisi ve rızası olmaksızın kooperatif başkanı olan sanık ... ve sanık ...'ın imzaları ile Isparta Tapu Müdürlüğünün 20.10.2018 tarihli satış işlemi neticesinde kooperatif üyesi olmayan ... isimli şahsa 200.000 TL karşılığında satıldığı, sanık ...'ın kooperatif başkanı ... ile birlikte bahse konu dairenin henüz katılana tapu devri yapılmadan bu işlemi gerçekleştirdikleri ve kooperatife ait daire karşılığı elde edilen bedeli kooperatif kayıtlarına intikal ettirmeyerek uhdelerinde tuttukları kabul edilerek kurulan mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de sanık ...'ın aşamalarda alınan savunmalarında yakınlarının yönlendirmesi ile yönetime girdiğini, kooperatif işleriyle ilgilenmediğini, suça konu satış işlemiyle ilgili bilgisi ve alakası olmadığını belirtmesi, sanık ...'in alınan savunmalarında bu hususu doğrulaması ve kooperatif işlerini fiilen kendisinin yürüttüğünü ifade etmesi, katılanın kooperatifle alakalı işlerinde sanık ... ile muhatap olduğunu söylemesi, tanık olarak beyanları alınan ... ve ... adına vekaletname ile satış işlemlerinde bulunan kardeşi ...'ın alınan beyanlarında sadece sanık ... ile muhatap olduklarını beyan etmeleri satış bedelinin bir kısmının elden bir kısmının ise banka hesabına yatırılmak suretiyle sanık ...'e ödenmiş olması karşısında, kooperatifin parasal işlemleri ile suça konu satış işlemlerinin, yönetim kurulu başkanı olarak fiilen sanık ... tarafından yürütüldüğü ve sanık ...'ın anılan eyleme iştirak etmediğine ilişkin savunmalarının aksine delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkra hükmü gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

A. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle hükümde sanık ... müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.

***