Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/285 Esas, 2022/3259 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/295 Esas, 2021/416 sayılı Kararı ile; sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinin ikinci fıkrası, 50/1-a, 5/2. maddeleri gereği 90 tam gün karşılığı 1.800,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/285 Esas, 2022/3259 sayılı Kararı ile; sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği halde mahkumiyetin sonucu olarak sanık hakkında TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmamış olması aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık müdafii; sanık kıymet takdirini talep etmiş ise de, katılan icra dosyasındaki gayrimenkul satışı için gereken masrafları ödemediğinden dosyayı takip edemediğini, ayrıca sanığın noter aracılığıyla azledildiğini, katılanın icra dosyası kendi kusuruyla işlemden kaldırılmasına rağmen uyuşmazlıktan menfaat elde etme amacında olduğunu, sanık hakkında beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

III. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun'un 257. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/285 Esas, 2022/3259 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

***