"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1)Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2018/423 Esas, 2019/184 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2)Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2022/31 Esas, 2022/72 sayılı Kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi sebebiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 62/1. maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
3)Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/1443 Esas, 2023/113 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; haricen yapılan tahsilatı dosya alacaklısı olan müvekkilinin kendisine geç bildirdiğine, bu hususta kusurunun olmadığına, dosyaya fazla yatırılan tutarların katılanın borçlu olduğu diğer dosyalara yatırılmasının sağlandığına, katılanın zararı ile kastının bulunmadığına ve sair hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
Bolu Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın alacaklı vekili sıfatıyla yürüttüğü icra takip dosyasında alacağı tahsil ettiği halde, müvekkiline tam ve zamanında ödemediği borçlunun durumu alacaklıya bildirmesi üzerine kısmi ödemede bulunduğu iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.03.2017 ve 26.10.2017 tarihli Olur'ları ile sanık avukatın icra takibi sırasında alacağı tamamen tahsil ettiği halde, müvekkiline vermeyip uhdesinde tutması üzerine durumdan haberdar olmayan müvekkilinin katılanı telefonla arayarak rahatsız etmesine, dolayısıyla mağduriyetine sebebiyet verdiğinden bahisle soruşturma ve kovuşturma izninin verildiği, katılanı arayarak rahatsız eden kişinin sanık olmadığı ve dosya borçlusu olan katılan ile sanık arasında bir vekalet ilişkisinin de bulunmadığı, öte yandan müvekkili ...'nun sanık avukatın görevinin gereklerine aykırı davrandığına ilişkin bir beyanının veya şikayetinin de bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın tahsil ettiği parayı müvekkiline ödememesi şeklindeki izin verilmeyen fiilinin kabule esas alınamayacağı gibi görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının da oluşmadığı gözetilmeden, sanığın yüklenen suçtan beraati yerine, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2024 tarihinde karar verildi.