"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1269 Esas, 2017/1302 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
EK KARAR : Temyiz talebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine dair ek Karar ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin asıl Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59/5. maddesinin, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanık müdafiinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik incelemeye konu 15.10.2020 tarihli temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun'un geçici 24. maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği, kaldı ki sanık müdafiinin 14.12.2021 havale tarihli dilekçesiyle bu süre içerisinde de temyiz talebinde bulunduğu gibi Dairemizin 09.01.2024 tarihli tevdi kararı sonrasında gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz ettiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen 05.10.2020 tarihli temyiz talebinin reddine ilişkin ek Kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2017tarihli ve 2016/158 Esas, 2017/61 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.05.2017 tarihli ve 2017/1269 Esas, 2017/1302 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (2577 sayılı Kanun) 48/3. madde ve fıkrası gereği katılmalı temyiz hakkı bulunmasına rağmen, katılanın sanığı azletmesi nedeniyle bu hakkın kullanılmasının mümkün olmadığına, katılanın temyiz masraflarını karşılamadığına ve sanık avukatın yargılama konusu dava da dahil olmak üzere katılanı temsil ettiği davalarda verdiği avukatlık hizmeti nedeniyle hak ettiği vekalet ücretlerinin katılandan tahsiline dair icra takibine katılanın yaptığı itirazın iptal edilip alacağın tahsil edildiğinden bahisle sanığın cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın, katılana vekaleten davalı... Belediye Başkanlığına karşı İstanbul 1. İdare Mahkemesinde açtığı iptal davasının kısmen reddine ilişkin 03.10.2013 tarihli ve 2012/1905 Esas, 2013/1643 sayılı Kararı, 21.11.2013 tarihinde tebellüğ ettiği hâlde, otuz günlük temyiz süresi içerisinde temyiz etmediği kabulüyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 2577 sayılı Kanun'un 48/3. madde ve fıkrasının, temyiz dilekçelerinin, ilgisine göre kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ edileceğine, karşı tarafın tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde temyiz dilekçesine cevap verebileceğine ve cevap veren tarafın, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile düzenleyeceği cevap dilekçesinde, temyiz isteminde bulunabileceğine dair açık hükmü ve somut olayda İstanbul 1. İdare Mahkemesinin söz konusu kararının, davalı... Belediye Başkanlığınca temyiz edildiği 26.11.2013 havale tarihli dilekçenin sanığa tebliğ edildiği tarihten itibaren, sanığın katılan adına temyiz talebinde bulunabileceği otuz günlük ikinci bir süresinin daha olduğu hususu gözetilerek, davalı idarenin 26.11.2013 havale tarihli temyiz dilekçesinin sanığa hangi tarihte tebliğ edildiği ve katılanın sanığı anılan dilekçenin tebliğini izleyen otuz günlük süre içerisinde azledip azletmediği hususları araştırılıp sonucuna göre sanığın suç işleme kastı ve objektif cezalandırılabilme koşullarının ne şekilde oluştuğu karar yerinde tartışılmadığı gibi sanığın aynı yöndeki savunması da değerlendirilmeden eksik tahkikatla yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı ile uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi hüküm fıkrasında gösterilmeyerek aynı Kanun'un 52/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddelerine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.05.2017 tarihli ve 2017/1269 Esas, 2017/1302 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname’ye ve ek Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b madde, fıkra ve bendi uyarınca gereği için kararı veren Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2025 tarihinde karar verildi.