"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1644 Esas, 2023/1496 Karar
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2021 tarihli ve 2019/232 Esas, 2021/74 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1, 2, 3 - 5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına, 58/6. maddesi uyarınca mezkur hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmolunmuştur.
2.Katılanlar Hazine ve ... ile suçtan zarar gören ... vekilleri ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/1218 Esas, 2021/1428 sayılı Kararı ile "katılan sıfatını alabilecek surette zimmet suçundan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan Adalet Bakanlığının yokluğunda, iddiaları sorulmadan, yargılamaya devam olunmak ve iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulması, keza, ..., ..., ... ve ...'ın Bor Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğundaki satış dosyalarına teminat yatırıp yatırmadıkları ve devamında bu teminatların akıbetine ilişkin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulduktan sonra, zimmete geçirildiği iddia edilen tutarın tereddütsüz olarak tespiti bakımından ek bilirkişi raporu aldırılıp 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin de dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği; kabule göre ise; suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesi, hatalı olarak hükmün açıklanması yönünde ihbarda bulunulması, suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın davaya katılma hakkının bulunmadığının gözetilmemesi" gerekçeleriyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1-e ve 280/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/238 Esas, 2022/144 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1, 2, 3 - 5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına, 58/6. maddesi uyarınca mezkur hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmolunmuştur.
4.Katılanlar Hazine ve ... vekilleri, müşteki ... vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/1638 Esas, 2022/1569 sayılı Kararı ile "24.06.2021 tarihli bozma ilamının gereği olarak satış dosyalarında yeterli araştırma yapılmadığı, bu nedenle gerekli araştırmanın yapılıp teminat tutarlarının sanığın zimmetinde olup olmadığının tespiti ile teminat tutarlarının sanığın zimmetinde bulunmaması halinde zimmet tutarının yeniden hesaplanarak bu tutar üzerinden sanığa zararı karşılaması için makul bir süre verilip, tespit edilecek toplam tutarı ödediği takdirde, sonucuna göre sanık hakkında bir hüküm kurulması, kabule göre de; zincirleme suç hükümlerine ilişkin eylem sayısı dikkate alınarak, makul düzeyde artırım yapılması yerine 1/4 oranında artırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması" gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e ve 280/1-d maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2023 tarihli ve 2022/282 Esas, 2023/30 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1,2,3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına, 58/6. maddesi uyarınca mezkur hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmolunmuştur.
6.Müşteki ... vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/1644 Esas, 2023/1496 sayılı Kararı ile müşteki ...'ın suçun niteliği gereği zarar gören sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Zimmet suçunun oluşabilmesi için sanığın, görevi nedeniyle kendisine devredilmiş olan malı kendisinin veya bir başkasının uhdesine geçirmiş olması gerektiğine, bu kapsamda sanık hakkında satış memuru olarak görevlendirildiğine dair bir görevlendirme yazısının bulunmadığına, ayrıca temel cezada ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinde artırım yapılırken alt sınırdan uzaklaşılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 29.06.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 20.02.2023 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 06.07.2023 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 13.04.2022 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.10.2025 tarihinde karar verildi.