Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2022/2361 Değişik iş

SUÇ : Zimmet, icbar suretiyle irtikap, görevi kötüye kullanma

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.03.2022 tarihli ve 2020/55826 Soruşturma, 2022/9283 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.04.2022 tarihli ve 2022/2361 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.04.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.

... Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31964 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31964 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, her ne kadar Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğince, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müştekiler vekili tarafından yapılan itirazın, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekiler vekiline 03.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilerek 15 günlük yasal süreden sonra 22.03.2022 tarihinde yapıldığından bahisle reddine karar verilmiş ise de;

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.03.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 07.03.2022 tarihinde elektronik tebligat yoluyla müştekiler vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, müşteki vekiline ait itiraz dilekçesinin ise Uyap sistemi üzerinden 22.03.2022 tarihinde dosyaya gönderildiği, bu itibarla anılan itiraz dilekçesinin 15 günlük yasal süre içerisinde sunulduğu anlaşılmakla, süresinde yapılan itirazla ilgili esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun elektronik tebligatı düzenleyen 7/a maddesi "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.

1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.

2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.

3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.

4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.

5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.

6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.

7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.

8. Noterler.

9. Baro levhasına yazılı avukatlar.

10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.

11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.

Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.

Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.

Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır", 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “sürelerin hesaplanması” başlıklı 39. maddesi “(1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter”, "Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173. maddesi ise "(1) Su çtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir...." hükümlerini içermektedir.

Ceza Genel Kurulunun, 11.11.2021 tarihli ve 2020/1-435 Esas ve 2021/548 sayılı Kararında 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinde muhatabın elektronik tebligatı tebellüğ etmiş sayılacağı tarihe ilişkin olarak “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır” şeklindeki hükmü gözetildiğinde, elektronik tebligatta tebellüğ tarihinin elektronik tebligatın muhatabın elektronik posta hesabına ulaştığı veya okunduğu tarih değil, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu olduğu açıkça belirtilmiştir.

Bu kapsamda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun elektronik tebligatı düzenleyen 7/a maddesine göre, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılması gerektiği, şikâyetçi vekilinin, 02.03.2022 tarihinde yapılan elektronik tebligatı 5 gün sonra 07.03.2022 tarihinde tebellüğ etmiş sayılması gerektiği ve itiraz dilekçesini de 15 günlük itiraz süresi içinde 22.03.2022 tarihinde verdiği anlaşıldığından yapılan itirazın süresinde olduğu gözetilip, itirazın esasına ilişkin karar verilmesi yerine süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.04.2022 tarihli ve 2022/2361 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının, Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.07.2024 tarihinde karar verildi.

***