Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/338 Esas, 2021/454 Karar

SUÇ : İcbar suretiyle irtikap

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevî cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddî olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, olayın oluş şekline göre sanık ...'nın katılan ...'e yönelik eyleminde öğretî ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasa'nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan davranışının bulunmadığı, bu itibarla cebrî irtikap suçunun yasal unsurları oluşmadığı gibi suç tarihine nazaran eyleminin rüşvet alma niteliğinde de olmadığı, sanıkların oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin kamu görevlisi olan sanık ... yönünden suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, kamu görevlisi olmayan sanık ... yönünden ise bu suça azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak etme olarak değerlendirilebileceği, bu suçun Kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilavelî dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, 2008 olan suç tarihinden itibaren ilaveli dava zamanaşımı süresinin hükümlerden önce dolduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***