"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/125 Esas, 2023/113 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet
Aladağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2014 tarihli ve 2013/39 Esas, 2014/37 sayılı Kararı ile hükümlü hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tâbî tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın 04.08.2014 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip hükümlünün denetim süresi içerisinde 30.03.2015 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine Aladağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/125 Esas, 2023/113 sayılı Kararı ile verilen mahkumiyet kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
... Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58388 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58388 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan görevi kötüye kullanma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olacağı, suç tarihinin 30/06/2006 olduğu, sanığın savunmasının 23/03/2010 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin son kez kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 04/08/2014 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 30/03/2015 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 04/08/2014 ile 30/03/2015 tarihleri arasında (7 ay 26 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, sanığın sorgusunun yapıldığı 23/03/2010 tarihinden, hükmün açıklandığı 29/11/2023 tarihine kadar geçen sürede olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (d) bendi “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder” şeklinde düzenlenmiştir.
2.Hükümlünün yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinde "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar" hükmü yer almaktadır.
4.Suç tarihi olan 20.07.2007 ile hüküm tarihi arasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip kesinleştikten sonra kesinleşme tarihi ile ihbara konu kasıtlı suçun işlendiği tarihe kadar arada geçen durma süresi de nazara alındığında olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği ve düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Dairemiz tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Aladağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2023 tarihli ve 2023/125 Esas, 2023/113 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hükümlü hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde karar verildi.