Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/6 Esas, 2024/166 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2014/1580 Değişik iş sayılı son soruşturmanın açılması Kararına istinaden görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldıktan ve hukuki kesinti gerçekleştikten sonra, sanığın 27.01.2015 tarihli eylemi nedeniyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.08.2018 tarihli ve 2018/315 Esas, 2018/246 sayılı son soruşturmanın açılmasına dair Karar verildiği anlaşılmakla;

İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2014/1580 Değişik iş sayılı son soruşturmanın açılması Kararına istinaden sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1-2. madde ve fıkralarında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 27.12.2011 ile inceleme günü arasında durma süreleri nazara alındığında dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Sanık hakkında İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.08.2018 tarihli ve 2018/315 Esas, 2018/246 sayılı son soruşturmanın açılması Kararındaki eyleme ilişkin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen 21.10.2021 tarihli ve 2021/103 Esas, 2021/382 sayılı mahkumiyet Kararının, katılan vekili, sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine, Dairemizin 08.11.2022 tarihli ve 2022/2199 Esas, 2022/13204 Karar sayılı ilamı ile "Sanığın katılanın verdiği vekaletname ile açtığı dava ve takip ettiği diğer işlerde tahsil ettiğinin üzerinde vekalet ücreti alacağı olduğunu, bu alacağını tahsil edebilmek maksadıyla da İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinde takip başlatıp İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesine alacak davası açtığını savunması karşısında, katılan ve sanık arasında davaya konu vekalet ilişkisinden kaynaklanan alacak miktarının tespitine yönelik tarafların vekalet ilişkisi içerisinde bulunduğu tüm dosyaların onaylı örneğinin getirtilmesi, savunmasında ileri sürdüğü hususlar nazara alınarak dava konusu paranın tahsil edildiği tarihler itibarıyla katılandan muaccel hale gelmiş vekalet ücreti ve masraf alacağı olup olmadığı ile varsa miktarı hususunda bilirkişi raporu aldırılması" şeklindeki gerekçeyle bozulduğu ve mahkemece bozmaya uyularak dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, alınan 06.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda; iddia, savunma ve sanığın mahkumiyetine ilişkin gerekçeli karar kopyalanmak suretiyle rapor tanzim edildiği, denetime elverişli bir değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporunun uyulmasına karar verilen bozma kararında işaret edilen hususları karşılamadığı anlaşıldığından, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkartılabilmesi için sanık avukatın katılan lehine takip ettiği tüm dosyaların onaylı suretlerinin temini ile her bir dosya bakımından alacak miktarı ve sanığa yapılan ödemeler ayrıntılı olarak açıklanarak sanığın vekalet ücreti ve masraf alacağı olup olmadığı, varsa miktarı hususunda ayrıntılı rapor alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak ve eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***