Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/222 Esas, 2023/678 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU KARAR : Yargılamanın durmasına ilişkin

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Silivri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2023/222 Esas, 2023/678 sayılı Kararıyla sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yargılamanın durmasına dair kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.07.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/81431 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2024 tarihli ve KYB-2024/81431 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

''Silivri 5. Asliye Ceza Mahkemesince, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde Ticaret İşleri Dairesi Başkanı olarak görev yapan sanık ..., Sosyal ve İdari İşler Müdürü olan sanık ..., Silivri Eğitim ve Sosyal Tesisleri sorumlusu olan sanık ... ve satın alma memuru olan sanık ...'nin 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakında Kanun'un 1. maddesine göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğu, sanıkların görevleri sebebiyle ve görevlerini yaparken atılı suçu işledikleri iddia edildiğinden 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca sanıklar haklarında soruşturma yapılmasının izne tabi olduğu ve soruşturma izni alınmadan kamu davası açıldığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca soruşturma izni şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de,

2560 sayılı Kanun'un 1/4. maddesinde yer alan, "İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir." şeklindeki,

Aynı Kanun'un Ek 3. maddesinde yer alan, "İSKİ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında görevlerinden doğan ve görevlerini yaparken işledikleri suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma, Devlet memurlarının tabi oldukları Kanun hükümlerine göre yapılır." şeklindeki düzenlemeler ile,

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 19/01/2012 tarihli ve 2009/7488 esas, 2012/132 karar sayılı ilâmında yer alan,"...2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakında Kanunun Ek 3. maddesine göre; İSKİ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında görevlerinden doğan ve görevlerini yaparken işledikleri suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturmanın, Devlet memurlarının tabi oldukları Kanun hükümlerine göre yapılmasının gerekmesi nedeniyle, bu sıfatları taşımadığı anlaşılan sanık hakkında soruşturma izni alınmasının gerekliliğine ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Olay tarihinde İSKİ Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğü'nde sayaç okuyucusu tahsildar kadrosunda itiraz işlemlerinde çalıştığı anlaşılan sanığın çeşitli abonelerin itirazlarını usulsüz olarak karar bağlayarak idareyi toplam 1.102.784.000 TL zarara uğrattığı, ancak iddianamede ve görevsizlik kararında belirtildiği şekilde sanığın bu işlemler nedeniyle menfaat temin ettiğinin sabit olmadığı ve bu eylemlerinin bir bütün olarak 765 sayılı TCK'nın 240. (5237 sayılı TCK'nın 257.) maddesinde düzenlenen Görevi Kötüye Kullanma suçu kapsamında kaldığı hususlarının anlaşılması karşısında..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,

İSKİ personeli olan sanıkların görevleri sırasında gerçekleştirilen ihalelerin mevzuata uygun yapılmadığı, bu şekilde kamunun zararına sebebiyet verdiklerinden bahisle görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, sanıkların suç tarihinde İSKİ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi sıfatını haiz olmadığı, başka birimlerde görev yaptıkları cihetle, haklarında soruşturma izni alınmasına gerek bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.''

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2023 tarihli ve 2020/11080 Soruşturma, 2023/465 Esas, 2023/347 numaralı İddianamesi ile sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257. maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Silivri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2023/222 Esas, 2023/678 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'ın İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde Ticaret İşleri Daire Başkanı, ...'ın Sosyal ve İdari İşler Müdürü, ...'ün Silivri Eğitim ve Sosyal Tesisler sorumlusu, ...'nin satın alma memuru olarak görev yaptıkları, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinin son cümlesinde, İSKİ personelinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olduğunun ve Ek 3. maddesinde, İSKİ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında görevlerinden doğan ve görevlerini yaparken işledikleri suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturmanın, Devlet memurlarının tabi oldukları Kanun hükümlerine göre yapılacağının düzenlendiği, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında olan sanıklar hakkında soruşturma izninin alınması gerektiği halde haklarında yetkili merciince verilmiş soruşturma izni bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yargılamanın durmasına karar verilmiştir.

3.2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakında Kanun'un Ek 3. maddesinde İSKİ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında görevlerinden doğan ve görevlerini yaparken işledikleri suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturmanın, Devlet memurlarının tabi oldukları Kanun hükümlerine göre yapılacağının belirtildiği, bu sıfatları taşımadığı anlaşılan sanıklar hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı anlaşılmakla mahkemece yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken yargılamanın durmasına karar verildiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Silivri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2023/222 Esas, 2023/678 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.12.2024 tarihinde karar verildi.

***