Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/51 E., 2023/94 K.

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Sanık ... hakkında düşme, davanın reddi ve mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında karar verilmesine yer olmadığına

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, düzeltilerek onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarındaki karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesi kapsamında belirtilen “Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi” şeklindeki temyiz edilebilir hüküm niteliği taşımadığından, keza Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre lüzum-u muhakeme kararında 1.3. ve 1.4. olarak belirtilen eylemler yönünden suçtan doğrudan zarar görmeyen Çukurova Üniversitesi Rektörlüğünün kamu davasına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, vekilinin temyiz isteminin ve tayin olunan cezanın miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne dair sanık ve müdafiilerinin, davanın reddi hükmüne yönelik ise suçtan zarar gören Üniversite vekilinin temyiz itirazları ile sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1-Sanık ... hakkında kurulan davanın reddi hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının reddine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2-Sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

İddianame yerine geçen lüzum-u muhakeme kararında 1.1. olarak yer alan ve Danıştay 1. Dairesinin, 08.06.2011 tarihli, 2011/632 Esas, 2011/860 sayılı Kararında yer verilen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen 09.04.2013 tarihli mahkumiyet hükmü ile 26.01.2023 tarihli incelemeye konu hüküm arasında bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***