Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2023/414 Değişik iş

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2023 tarihli ve 2022/9700 Soruşturma, 2023/123 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Çanakkale 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/414 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.05.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11225 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;

''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, alacaklı şüpheli ...'ın müşteki hakkında satış sözleşmesinden kaynaklanan 25.000,00 Türk lirası miktarındaki alacağı için Çanakkale İcra Müdürlüğünün 2020/7494 esas (eski Çanakkale 2. İcra Müdürlüğünün 2014/5797 esas) sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, takipte kesinleşen miktarın faiziyle birlikte 25.048,29 Türk lirası olmasına rağmen, sonradan 28.321,45 Türk lirası olarak değiştirildiği, borcun tamamen ödenmesine rağmen, sonradan icra takip dosyası yeniden açılarak 3.872,21 Türk lirası bakiye borç olduğu belirtilerek müştekiye hiçbir tebligat ya da bildirim yapılmadan taşınmazların haciz yoluyla satıldığı ve satış parasının müştekiye 4 yıldır ödenmediği iddiasıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu şikayet ile ilgili olarak İcra Hukuk Mahkemelerine başvurulabileceği, satış parasının sıra cetvelinde ilk sırada haczi bulunan İstanbul 3. İcra Dairesinin 2018/20217 esas sayılı dosyasına gönderildiği ve görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; usulsüz şekilde icra takip dosyasını yeniden açan suç tarihinde İcra Müdürü Yardımcısı olarak görev yapan Muhammet Demirci ve alacaklı ...'ın şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, Avukat ...'ın görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, soruşturma dosyasının bu şüpheli yönünden tefrik edilmesi ve olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Alacaklı şüpheli ...'ın şikayetçiler hakkında satış sözleşmesinden kaynaklanan 25.000,00 Türk lirası miktarındaki alacağı için Çanakkale İcra Müdürlüğünün 2020/7494 Esas (eski Çanakkale 2. İcra Müdürlüğünün 2014/5797 Esas) sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, takipte kesinleşen miktarın faiziyle birlikte 25.048,29 Türk lirası olmasına rağmen, sonradan 28.321,45 Türk lirası olarak değiştirildiği, borcun tamamen ödenmesine rağmen, sonradan icra takip dosyası yeniden açılarak 3.872,21 Türk lirası bakiye borç olduğu belirtilerek hiçbir tebligat ya da bildirim yapılmadan şikayetçi ...'a ait taşınmazların haciz yoluyla satıldığı ve satış parasının 4 yıldır ödenmediği iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2023 tarihli ve 2022/9700 Soruşturma, 2023/123 sayılı Kararı ile icra dosyasında yapılan işlemlere karşı İcra Hukuk Mahkemesine başvurulabileceği, satış parasının sıra cetvelinde ilk sırada haczi bulunan İstanbul 3. İcra Dairesinin 2018/20217 Esas sayılı dosyasına gönderildiği ve görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçiler vekilinin itirazı üzerine merci Çanakkale 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/414 Değişik iş sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.

5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. Maddesi “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.

Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir.

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; merciince, usulsüz şekilde icra takip dosyasını yeniden açan suç tarihinde icra müdür yardımcısı olarak görev yapan Muhammet Demirci ve alacaklı ...'ın şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, avukat ...'ın eylemi görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58/1. maddesi uyarınca soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi gerektiği nazara alınarak soruşturma dosyasının bu şüpheli yönünden tefrik edilmesi ve olayın aydınlatılmasına yarar tüm delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Çanakkale 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 22.05.2023 tarihli ve 2023/414 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3.5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.05.2025 tarihinde karar verildi.

***