"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/635 Esas, 2024/25 Karar
SUÇ : Tefecilik
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ve 2022/635 Esas, 2024/25 sayılı Kararı ile hükümlünün tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca 14.04.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49363 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
''Dosya kapsamına göre; sanığa yüklenen suç sebebiyle eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 241/1. maddesinde öngürülen cezanın suç tarihi dikkate alındığında miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu;
Suç tarihinin 31.12.2011 olduğu, iddianamenin 28.07.2022 tarihinde düzenlendiği, zamanaşımının en son 24.01.2023 tarihinde sanığın savunmasının alınması ile kesildiği, mahkemesince de 23.01.2024 tarihinde karar verildiği,
Bu haliyle, olağan zamanaşımı süresinin suçun işlendiği 31.12.2011 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 28.07.2022 tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/3. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlenmiştir.
Hükümlünün yargılama konusu eylemi için suç tarihine göre lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 241/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 67. maddesinde "(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." hükmü yer almaktadır.
31.12.2011 olan suç tarihi ile 28.07.2022 tarihli iddianame arasında 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve bu tarihler arasında zamanaşımını kesen başkaca bir işlem de bulunmadığı nazara alınarak hükümlü hakkında gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Dairemiz tarafından giderilmiştir.
II. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli ve 2022/635 Esas, 2024/25 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.Bozma nedenine göre karardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hükümlü hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2025 tarihinde karar verildi.