"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/178 Esas, 2021/137 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili ve davalı tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Amasya ili, Merkez ilçesi, ... köyü 148 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.06.2014 tarihli ve 2013/495 Esas, 2014/307 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 30.06.2014 tarihli ve 2013/495 Esas, 2014/307 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 26.02.2018 tarihli ve 2016/25132 Esas, 2018/2854 Karar sayılı bozma ilâmı ile aynı bölgeden Dairemize intikal eden buğday, salatalık, şekerpancarı ve taze fasulye münavebesinin uygulandığı dosyalar münavebe sistemi yönünden Dairemizce onandığı gibi, Dairemizin 2015/16019 Esas sayılı dosyasında bulunan Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 08.04.2014 tarihli ve 2449 sayılı yazısına göre ... ve Sevincer köylerinde en yaygın kullanılan münavebe sisteminin yukarıda yazılı şekilde olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, belirtilen ürünlerin 2013 yılı dekar başına ortalama verim miktarları ile hasat dönemindeki ortalama kilogram satış fiyatları ve üretim masrafları Gıda, Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden getirtilip, yukarıda belirtilen münavebe sistemi uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.09.2019 tarihli ve 2018/138 Esas, 2019/238 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 13.09.2019 tarihli ve 2018/138 Esas, 2019/238 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 30.06.2020 tarihli ve 2020/113 Esas, 2020/6508 Karar sayılı bozma ilâmı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı, bu itibarla davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığı, davalının temyizine gelince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye yan ürün olarak buğday samanının eklenmesi ve Türkiye ortalamasına göre münavebe ürünlerinin üretim masraflarının brüt gelire göre yazılı şekilde fazla alınması ekonomik tarım yapılmasında tereddüt yaratacağından İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden üretim masraflarının yeniden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının uygulanmasının yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan kısımda değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu, ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz fabrika ve sanayi sitesine yakın konumda olduğunu, değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekili ve davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.