Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1179 Esas, 2023/1626 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/292 Esas, 2022/160 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Batman ili, Kozluk ilçesi, ... Mahallesi 418 ada 1 parsel ve ... Mahallesi 184 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara davalı ... tarafından yol geçirmek suretiyle el atıldığını, taşınmazların el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parsellerin 05.06.1974 tarihli ve 974/120 sayılı Kamu Yararı Kararına binaen kamulaştırma işlemleri yapılan Diyarbakır-Bitlis yolu Malabadi Baykan arası kamulaştırma kapsamında 103 kamulaştırma parsel numarası ile kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiğini ve tebligat yapılarak kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığının tespit edildiğini, mezkur gayrimenkullerin daha önce usul ve hukuka uygun şekilde kamulaştırıldığından, ikame edilmiş bulunan davanın haksız ve yersiz olduğunu, reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazlara ilişkin kamulaştırma evraklarının ... 9. Bölge Müdürlüğünden istenilmesi durumunda mezkur davanın haksız olduğunun anlaşılacağını, ayrıca istenilen miktarın fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını belirtmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlar için belirlenen miktardan taleple bağlı kalınarak 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazların tapusunun iptaline, davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazların Diyarbakır - Bitlis Karayolu Kamulaştırma Planı kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğünce onaylanan 05.06.1974 tarihli ve 1974/120 sayılı kamu yararı kararına istinaden 103 kamulaştırma parsel numarası ile kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, kıymet takdiri ve diğer kamulaştırma evraklarının Diyarbakır 2. Noter vasıtası ile bizzat tebliğ edilip önceki kanun kapsamında kamulaştırma işlemlerinin kesinleşmiş olduğunu, ayrıca taşınmazın bedelinin malik için Ziraat Bankasına 11.11.1974 tarihinde yatırıldığını, yapılan tebliğ işlemi ile kamulaştırma işlemi kesinleştiğini, üstelik bu durum Kozluk Asliye Hukuk Mahkemesinin 1955/73 Esas, 1975/110 Karar sayılı kararı gereği tapuya da tescil edildiğini, ancak bahse konu parselin bulunduğu kesimde yapılan kadastro çalışmaları sırasında İdaremizce kamulaştırılan kesimler dikkate alınmayarak özel şahıslar adına tapulandığını, kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olması ile taşınmazın mülkiyeti idareye geçmiş ve ilgili taşınmazla ilgili olarak sadece terkin işlemi yapılmadığını, raporlara yönelik itirazların değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmaza el atma tarihinin ve o tarihteki vasfının belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, emsalin uygun olmadığını, dava konusu taşınmaza emsal olarak gösterilen 6 nolu emsal, dava konusu taşınmazdan çok daha değerli olup dava konusu taşınmazın emsal alınan taşınmazdan 19 kat daha fazla değerde olduğu kanaatinin kabul edilemeyeceğini, emlak rayiç değerleri konusunda hatalı bir değerlendirme yapıldığını, yol nedeniyle arta kalan alanda değer artışı olacağının dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, davanın ıslah talebi doğrultusunda kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “...Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi.

5.Mülga 6830 sayılı İstimlâk Kanunu (6830 sayılı Kanun) 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 2942 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlar.

3.Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; Mülga 6830 sayılı Kanun’un 13 üncü ve 2942 sayılı Kanun’un 25 inci madde hükümlerine istinaden ...’nün 05.06.1974 tarih ve 974/120 sayılı Kamu Yararı kararı uyarınca yapılan kamulaştırma işleminde 103 parsel numaralı taşınmazın zilyedi olan davacıların murisi Mehmet Adanır adına Diyarbakır 2. Noterliği’nin 19.09.1974 tarih ve 12821 yevmiye numaralı kamulaştırma evrakının bizzat tebliğ edildiğinden davacılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

1.Davalı idare vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***