"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/757 Esas, 2023/505 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/263 Esas, 2022/8 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... köyü 167 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın değerli bir konumda ve arsa vasfında olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısmın değerlendirilmesi mümkün olmadığından arta kalan kısmın da bedeline hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tamamının bedeline hükmedildiğinden tamamanın tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerektiğini, arta kalan kısma ilişkin talepleri olmadığı halde, talepleri aşılmak suretiyle karar verildiğini, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını, emsalin doğru seçilmediğini, emsal karşılaştırmasının uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen değerinin çok üzerinde rayiç bedele sahip olduğunu, emsalin doğru alınmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, objektif değer artış unsurlarının dikkate alınmadığını, bölgede tarla vasflı taşınmazların 500,00 TL altında satılmadığını, örnek dosyalara göre düşük bedel belirlendiğini, Anayasa’nın 46 ncı maddesi de gözetilerek taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini beyan ederek mülkiyet hakkına aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın imar durumuna ilişkin ... Belediye Başkanlığının yazı cevabında; parselin belediye sınırları içerisinde bulunduğu, 1/1000 uygulama imar planında, kısmen yol ve konut alanında kaldığı belirtilmiş olup arsa vasfında kabul edilerek kıymet takdirinde bir isabetsizlik görülmediğini, somut emsal alınan ... Mahallesi 1853 (yeni 149 ada, 61) parsel sayılı taşınmaza ilişkin bilgiler temin edilerek dosya arasına konulmuş, emsal parselin uygulama görmemiş kadastro parseli olduğu, dava konusu ve emsal alınan taşınmazın emlak vergilerine esas rayiç değerinin 2019 yılı için 30,20TL olduğu, mukayese oranının da bu doğrultuda yapıldığı, emsal taşınmazın özel satış olduğuna dair herhangi bir veri bulunmadığını, dava konusu taşınmazın ve somut emsal olarak alınan taşınmazın imar uygulaması görmemiş kadastral parseller olduğu, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı, dolayısıyla bilirkişi raporunda da bu yönde değerlendirme yapılması doğru olduğu gibi dava konusu parselin somut emsale yakın mesafede konumda bulunup, konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle aynı 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerinin belirlemesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen birim fiyatının aynı bölgeden Dairemize daha evvel yansıyan dosyalardaki m² fiyatlarıyla uyumlu olduğunu ve buna göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazları konusunda ayrıntılı bir inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek istinaf dilekçesini tekrar etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesinin birinci bendinin (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgeden Daireye intikal eden ve denetimden geçen dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği gibi kamulaştırmadan arta kalan 848.91 m²lik kısmın işe yaramayacağından bedeline hükmedilmesi de yerindedir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 848.91 m²lik bölümünün de bedeline hükmedildiği halde, bu alanın da davacı idare adına tescile karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.
5. Dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tamamının, infazı zorlaştırıcı şekilde hüküm fıkrasında açıkça yazılmaması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Taraf vekillerin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin sonuna; “kamulaştırmadan arta kalan ve işe yaramayacağından bedeline hükmedilen 18.02.2020 tarihli fen bilirkişisi krosinde A1 ve A2 harfleri ile gösterilen toplam 848,91 m²lik kısmın tapu kaydının davalıların payları oranında iptali ile davacı idare adına tapuya tesciline” cümlesinin eklenmesi, (2) numaralı bendin başına; “Dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin 4.889.966,00 TL olarak tespitine ve acele kamulaştırma dosyalarında belirlenerek davalılara ödenmesine karar verilen bedellerin mahsubu ile bulunan fark bedel olarak,” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.