"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/193 Esas, 2023/49 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı idare vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar ili, İhsaniye ilçesi, ... Mahallesi eski 198 ada 13 parsel (yeni 198 ada 40 ve 41) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
2. Davacı ... Ardınç ve diğerleri vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar ili İhsaniye ilçesi, ... Mahallesi, 198 ada, 13 parselde bulunan taşınmazın büyük kısmının kamulaştırıldığını, taşınmazın tamamının toplamının 731,56 m² olup 435,41 m²lik kısmının kamulaştırılmasına rağmen geriye kalan 296,15 m²lik kısmının kamulaştırma dışı bırakıldığını, ileride yolun daha da genişletilmesi halinde karayolunun evin dibinde geçeceğini, hem karayolu kullanıcılarını hemde davacıları tehlikeye atacağını, kamulaştırmadan arta kalan 296,15 m²lik kısmının kamulaştırılmasına ve bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin davacı tarafça oldukça düşük belirlendiğini, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, bu nedenlerle dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 31.03.2016 tarihli ve 2014/753 Esas, 2016/308 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, birleştirilen davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 31.03.2016 tarihli ve 2014/753 Esas, 2016/308 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Afyonkarahisar Tapu Müdürlüğünün 28.02.2019 tarihli yazısı ile hükme esas bilirkişi raporunda somut emsal olarak incelenen Çayırbağ köyü 107 ada 6 parsel sayılı taşınmazın satış tarihinin 11.11.2014 olduğu bildirilmiş olup, raporda emsal satış tarihi 11.12.2012 kabul edilerek endeksleme yapıldığından bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığı gibi, ... Belediye Başkanlığının 25.02.2019 tarihli yazısında dava konusu taşınmazın yapılacak olan herhangi bir yapılaşmada düzenleme ortaklık payı olarak imar planı esasına göre yaklaşık 42,106m²si (%15 oranında) kesileceği belirtildiğinden yapılan emsal karşılaştırması sonucu bulunan m² birim değerinden %40 oranında düzenleme ortaklık payı indirimi yapan rapor inandırıcı görülmemiş, ayrıca dosyada bulunan 25.02.2019 tarihli ... Belediye Başkanlığı yazısında dava konusu 198 ada 13 (ifraz sonrası 198 ada 41) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 296,15 m² bölümünde imar planına göre yapılaşma izni verilemeyeceği belirtildiğinden, kamulaştırmadan arta kalan bu kısmın da bedelinin ödenmesi ile tapusunun iptali ve idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.01.2023 tarihli ve 2020/193 Esas, 2023/49 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arta kalan kısmının idareye verilmesinin yol bütünlüğünü bozacağını, ayrıca üzerindeki yapının yıkılmasının da idareye ekonomik yük getireceğini, kamulaştırma bedelinin usulüne uygun belirlenmediğini, idare harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arta kalan kısmının kamulaştırılmasına dair taleplerin olmadığını, açılan davadan da feragat edildiğinden bu kısmın kamulaştırılmasının hatalı olduğunu, kalan kısım üzerindeki yapının da yıkılmasına karar verilmesinin mağduriyete neden olacağını, yapı izninin verilmemesinin söz konusu olmadığını, emsal incelemesinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmayacağı bildirilmesine rağmen en üst seviyeden uygulandığını, yapı maliyetinin de düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla isabetsizlik görülmediği gibi, üzerindeki yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Yapılan incelemede; Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz kadastro parseli, değerlendirmede esas alınan taşınmaz ise imar parseli olup, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden, dosya kapsamındaki ... Belediye Başkanlığı yazısına göre % 15 oranında düzenleme ortaklık payının indirilmesi gerektiği gözetilmeden, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden yine % 40 oranında düzenleme ortaklık payı indirilerek aza hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
5. Her ne kadar Dairemiz bozma ilamında maddi hata sonucu dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 296,15 m² bölümünün bedelinin ödenmesi gerektiği yönünde bozma yapılmış ise de tarafların yargılama aşamasındaki beyanları ve temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü sebepler dikkate alınarak kalan kısmın kamulaştırılmasının yerinde olmadığı anlaşılmakla kalan kısım yönünden değer azalışı uygulanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan kararının BOZULMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.