"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1507 Esas, 2024/30 Karar
KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/45 Esas, 2022/262 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı idare vekili yönünden esastan reddine, davacı vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ile, ... ilçesi, Merkezefendi Mahallesi 2931 ada 3 parsel sayılı taşınmazın yol, kaldırım ve mezarlık yeri olarak kullanıldığını ve fiilen el atmanın devam ettiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın taşınmaza el atan idareye yöneltilmesi gerektiğini, husumetin kendilerine düşmediğini, el atma tarihinin belirlenmesi gerektiğini, düzenleme ortaklık payı payının düşülmesi gerektiğini, bakiye taşınmazın değerlenmiş olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın mezarlık, mezarlık yolu ve duvar ile mezarlık yolu arasında kalan kısımların fiilen kullanıldığını, başka hissedar tarafından açılan davanın bu yönde kabulüne karar verilmiş olduğunu ve verilen kararın onandığını, fen bilirkişisi raporunda A,B ve C ile gösterilen kısımların bedeline hükmedilmesi gerektiğini, alanın zaman içinde genişletildiğini duvarın yakın tarihte inşa edilmiş olduğunu, proje bütünlüğü gereği mezarlık içi yolun sorumluluğun davalı idareye ait olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; m² birim bedelinin fahiş belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, taşınmazlara 1983 yılından önce el atılmış olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından hazırlanan 25.05.2019 tarihli rapor incelendiğinde: A harfi ile gösterilen 1851,25 m²lik kısma yol ve kaldırım olarak el atıldığı, B harfi ile gösterilen 1033,44 m²lik kısmın mezarlık içi yol ile Kozlu mezarlığı arasında kalan arta kalan kısım olduğu, (kimi raporlarda 1043,44 m² yazılmış ise de doğrusu 1033,44m² dir.) C harfi ile gösterilen 209,82 m²lik kısmın...Mezarlığı olarak kullanıldığı, D harfi ile gösterilen 6435,49 m² lik kısmın boş arsa olduğu anlaşıldığı, aynı taşınmazın diğer bazı hissedarları tarafından davalı idare ve ... Belediye Başkanlığı aleyhine kamulaştırmasız el atma iddiasıyla 17.03.2017 günü dava açıldığı, el atılan kısımların alanları ile niteliklerinin dosyamızdakiler ile aynı olduğu, el atmanın 1983 yılından sonra olduğunun kabul edildiği, Mahkemece taşınmazın m² fiyatının 7500 TL kabul edildiği ve (a) harfi ile gösterilen mezarlık yolu ve kaldırımın 1.851,25m², (b) harfi ile gösterilen mezarlık ile yol arasında kalan kısmın 1.033,44m², (c) harfi ile gösterilen mezarlığın da 209,82 m² olmak üzere toplam 3.094,51 m² kısma el atıldığı ve m² birim fiyatının 7.500,00 TL olduğu kabul edilerek kamulaştırmasız el atılan yerlerin değerinin 17.019.805,00 TL olarak belirlendiği, dava konusu taşınmaza el atılmasından davalı idarenin sorumlu olduğu, diğer davalı ... Belediyesinin sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılarak davanın davalı idare yönünden kabulüne, ... Belediye Başkanlığı yönünden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/4927 Esas, 2022/841 Karar sayılı kararı ile onandığı görülmüş olup, bu durumda aynı parsele ilişkin olarak verilen yukarıdaki karar dikkate alındığında, Mahkemenin kararı ile kesinleşen karar arasında çelişki doğmuş olduğundan, Mahkemece 9.600TL/m² olarak kabul edilen fiyat dava tarihi itibarıyla uygun bulunmuş olmakla, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak mezarlık yolu ve kaldırım olarak el atılan alan 1.851,25 m² + mezarlık ile yol arasında kalan kısım 1.033,44m² + fiilen mezarlık olarak el atılan kısım 209,82m² olmak üzere toplam 3.094,51 m²lik kısma el atıldığı, davacının payının 12/180 olduğu dikkate alınarak toplam kamulaştırma bedelinin (3094,51m²×9600TL/m²) ÷180×12= 1.980.486,39 TL olması gerekirken Mahkemece yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan, başvuruların davalı idare vekili yönünden reddine, davacı vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediği, idarelerince fiilen el atmanın bulunmadığı, maktu harca hükmedilmesi gerektiği hususlarını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, fen bilirkişisi raporunda A,B ve C harfleri ile gösterilen alanlara ilişkin olarak sorumluğun davalı idarede olduğunun kabulü ile bedelin davalı idareden tahsiline ve Dairemiz denetiminden geçen aynı taşınmaza ilişkin paydaş dosyası da dikkate alındığında fiili el atmanın 1983 yılından sonra olduğunun kabulü ile nisbi harcın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.