"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/339 Esas, 2019/493 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Mahkemece verilen direrme kararı davacı idare ile davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının gerçek bir direnme kararı olmadığından temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
Temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ilçesi, 5189 ada 7 parsel sayılı taşınmazın üzeindeki yapılarla birlikte kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idare ile anlaşmalarının mümkün olmadığını belirterek, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.03.2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Mahkemenin18.03.2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bir kısım davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan wc ile bahçe duvarının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının resmî birim fiyat listesine göre 1.sınıf A grubu yapılardan olmasına karşın, hükme esas alınan bilirkişi heyetine 5.sınıf D olarak kabulüyle fazla bedele hükmedilmesi, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından her yıl Ocak ayında yayımlanan yapıların sınıfını gösterir listedeki birim fiyatına göre değer biçilmesi ile yetinilmesi gerekirken, birim fiyatına eskalasyon yapılmak suretiyle fazla bedel takdiri, yapılara yaşlarına göre yıpranma payı düşülmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yapılara bedel tespiti ve dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak tapunun beyanlar hanesinde yazılı ve yapıların sahibi olarak görünen kişiler ile ilgili olarak 2942 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesi uyarınca açılmış bedel tespiti ve tescil istemine ilişkin dava bulunup bulunmadığının davalı idareden sorulup, tapunun beyanlar hanesinde taşınmaz üzerinde bulunan yapıların sahibi olarak görünen kişiler davaya dahil edilerek, taraf teşekkülü sağlandıktan sonra karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 18.03.2019 tarihli ve 2019/339 Esas, 2019/493Karar sayılı kararı ile Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/339 Esas, 2019/493 Karar sayılı kararı ile tefrik edilen ve kesinleşen mahkemenin 2014/413 Esas sayılı dosyasında (bozmadan önce 2010/98) Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapıların 5. Sınıf D grubu yapı olduğunun kabul edildiği, eldeki dosyada ise dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan wc ile bahçe duvarının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Birim Fiyatları listesine göre 1. sınıf A grubu olarak kabul edilmesinin çelişki içerdiği, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karar gözetildiğinde aynı taşınmazda farklı hissedarlar yönünden farklı değer tespiti yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, Özel Dairenin yapılar bakımından yıpranma payı düşülmesi gerektiğine ilişkin bozma gerekçesi yönünden; taşınmazın Ankara'nın tarihi Bizans'a kadar uzanan Ulus bölgesinde yer alması, 1427 tarihinde yapıldığı için tarihi eser statüsünde olduğu hususu gözetildiğinde tarihi bir yapı için yıpranma payı düşülmesinin mümkün görülmediği, Özel Dairenin dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak tapunun beyanlar hanesinde yazılı ve yapıların sahibi olarak görünen kişiler ile ilgili olarak açılmış bedel tespiti ve tescil istemine ilişkin dava bulunup bulunmadığının davalı idareden sorulup, tapunun beyanlar hanesinde taşınmaz üzerinde bulunan yapıların sahibi olarak görünen kişiler davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesine ilişkin bozma gerekçesi yönünden ise dosyanın safahati nazara alındığında ilk olarak tüm hissedarlar yönünden 2008/242 Esas numarası ile dava açıldığı, yargılama sırasında bir kısım hissedarlar yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığı, bir kısım hissedarlar yönünden açılan davanın ise kesinleştiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
E. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
Dairemizce verilen 23.11.2021 tarihli ve 2021/3593Esas, 2019/13632 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunmuş olup Mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
F. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2023 tarihli ve 2022/5-55 Esas, 2023/1095 Karar sayılı kararı ile mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili yeni bir inceleme ve gerekçeye dayalı oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu ve kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğundan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının yüksek olduğunu, idarece fazla yatırılan bedellerini iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, davacının sadece ana parayı değil işlemiş faizini de depo etmesi ve kararla birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin de acele kamulaştırma tarihi olan 18.10.2007 olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın diğer paydaşları için açılan ve güçlü delil niteliğindeki Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2014/413 Esas sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 1050 TL/m² birim fiyatı belirlendiği, taşınmaz üzerindeki wc ile bahçe duvarının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Birim Fiyatları listesine göre 1.sınıf A, diğer yapıların sınıfının 5/D olarak kabulü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından her yıl Ocak ayında yayımlanan yapıların sınıfını gösterir listedeki birim fiyatına göre yıpranma payı da düşülmek suretiyle zemin ve yapılara değer biçilmek suretiyle değer biçildiği ve davalıların tapu kaydındaki paylarına göre kamulaştırma bedelinin tespit edildiği ve davalılara ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Güçlü delil niteliğindeki paydaş dosyası da dikkate alınarak arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, üzerindeki yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak değer takdiri yöntem itibarıyla kanun hükümlerine uygundur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragraflar dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan wc ile bahçe duvarı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Birim Fiyatları listesine göre 1.sınıf A olmasına karşın, hükme esas alınan bilirkişi heyetine 5.sınıf D olarak kabulüyle fazla bedele hükmedilmesi hatalıdır.
6.Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından her yıl Ocak ayında yayımlanan yapıların sınıfını gösterir listedeki birim fiyatına göre değer biçilmesi ile yetinilmesi gerekirken, birim fiyatına eskalasyon yapılmak suretiyle fazla bedel takdiri doğru görülmemiştir.
7.Yapılara yaşlarına göre yıpranma payı düşülmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yapılara bedel tespiti bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı ... vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.