Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/49 Esas, 2016/119 Karar

SUÇ : Zimmet (tüm sanıklar hakkında), 1163 sayılı Kanun'a muhalefet (sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında), resmi belgede sahtecilik (sanık ... hakkında)

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Kovuşturma aşamasında usulüne uygun tebligata rağmen duruşmalara iştirak ederek katılma isteminde bulunmayan Hazine vekili ile S.S. ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi temsilcisinin hükümleri temyiz ... bulunmadığından, diğer yandan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 nci maddesine göre sanıklara atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen ...'in katılma ... olmadığından, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz ... vermeyeceği anlaşıldığından, vaki temyiz taleplerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre Tarım ve Orman Bakanlığının sanıklara yüklenen zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar gördüğü, kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında,7417 sayılı Yasa'nın 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Tarım ve Orman Bakanlığının başvuru tarihinde zimmet suçu yönünden müdahil sıfatını kazandığı, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin olarak da 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz hakkının bulunduğu gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan, katılan bakanlık vekilinin tüm suçlardan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Katılan sanık ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla bu hususta mahallinde her zaman hüküm kurulması olanaklı görülmüştür.

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile katılan sanık ... haklarında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, ... hakkında ise resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 1163 sayılı Kanun'un ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 21.05.2015 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanıkların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerine göre hükümden sonra 23.09.2019 ve 07.03.2022 tarihlerinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***