"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/132 Esas, 2015/463 Karar
SUÇLAR : Zimmet ve görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında atılı suçlardan beraat, ... ve ... hakkında eylemlerinin kül halinde zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, düşürülme
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.03.2012 tarihli ve 2010/44095 Soruşturma, 2012/4151 Esas, 2012/305 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına ve 54 üncü maddesi uyarınca müsadere karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2012/132 Esas, 2015/463 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ...'ün eylemlerinin kül halinde basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay, ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanıkların aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ise atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, sanık ... hakkında verilen kararın usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı olduğuna, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
2.Sanık ...'ın ve sanık ... müdafiinin temyizleri, mahkumiyet hükümlerinin eksik araştırma ile kurulduğuna, atılı suçları işlemediklerine ve hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde sanıkların ... ve ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönetim kurulu başkanı, ikinci başkanı, kooperatif müdürü ve kasa sorumlusu oldukları, kasa açığı olarak tespit edilen 2.546,79 TL'yi zimmetlerine geçirdikleri, muhasebe hataları ile kooperatifi 7.377,12 TL zarara uğrattıkları ve 620,00 TL'lik faturalarda usulsüzlük yaptıkları iddiasıyla haklarında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından kamu davası açılmıştır.
Sayıştay emekli uzman denetçileri tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 26.09.2014 tarihli raporda, görev sürelerinin sonu itibarıyla sanıkların kooperatiften 5.853,73 TL alacaklı oldukları, ...'ın kooperatif banka hesabına ve vergi dairesine yatırmak üzere kasadan aldığı 13.000,00 TL'yi, ...'ün de kooperatif banka hesabına yatırmak için kasadan aldığı 5.000,00 TL'yi gerekli yerlere yatırmayarak uhdelerinde tuttukları ve zimmet suçunu işledikleri belirtilmiş, Mahkemece; bahsi geçen rapora itibar edilerek sanıklardan ... ve ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet, ... hakkında ise atılı suçlardan beraat hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 31.05.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde ise;
Sanık ...'ün hükümden sonra 15.01.2017 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 tarihli ve 1990/8-3-70; 09.10.2007 tarihli ve 2007/11-44-200 sayılı Kararlarında vurgulandığı biçimde ve 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı nazara alındığında; düzenlenen iddianamede ... hakkında kasa açığı, kooperatifi zarara uğratmak ve usulsüz faturalar tanzim etmek isnatlarıyla kamu davası açıldığı halde, bu isnatları karşılayıp sanığın alacaklı olduğunu tespit ettikten sonra, ilk defa kovuşturma aşamasında bilirkişiler tarafından tespit edilen kooperatif banka hesabına ve vergi dairesine yatırmak üzere kasadan aldığı 13.000,00 TL'yi zimmetine geçirmesi şeklindeki eylemlerine yönelik açılmış bir dava bulunmadığı ve bu hususlarda dava da açtırılmadığı halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen bahse konu fiillere ilişkin olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle mahkumiyet hükümleri bakımından 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili yeniden değerlendirme yapılması lüzumu,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2012/132 Esas, 2015/463 sayılı Kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2012/132 Esas, 2015/463 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
3.Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2012/132 Esas, 2015/463 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden ve aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.