"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/414 Esas, 2016/181 Karar
SUÇ : İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2015 tarihli ve 2015/3281 Soruşturma 2015/1167 Esas, 2015/296 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/414 Esas, 2016/181 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Savur Malmüdürlüğünde milli emlak memuru olarak çalışan sanığın, Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda duruşmaları takiple ve yapılacak keşiflere katılmakla görevlendirildiği, Savur Kadastro Mahkemesinde görülen 1986/14 esas sayılı dava dosyasında 19.01.2015 tarihinde karar verildikten sonra katılanlardan menfaat temin etmek maksadıyla iletişime geçtiği, taleplerinin kabul edilmemesi durumunda hükmü temyiz edeceğini beyan ettiği somut olayda; sanık hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan kamu davası açılmış ise de; eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde Hazine adına Savur Kadastro Mahkemesinde duruşmaları takibe ve keşiflere katılmaya yetkilendirilmiş olan sanığın, Savur Malmüdürlüğünün 01.12.2015 tarihli yazısına göre temyiz talebinde bulunma veya vazgeçme yetkisinin bulunmadığı görülmekle; eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılması ve sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/414 Esas, 2016/181 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.