Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/49 Esas, 2016/91 Karar

SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Zincirleme şekilde basit zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2015 tarihli ve 2015/862 Soruşturma, 2015/562 Esas, 2015/44 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/49 Esas, 2016/91 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin eyleminin de zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; kararın eksik inceleme ile verildiğine, atılı suçların sübuta ermediğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, zimmet isnadına konu köy masraf senediyle ilgili değerlendirmenin hatalı yapıldığına, tanık olarak dinlenen muhasebecinin beyanlarından da anlaşılacağı üzere aslında sanığın köy bütçesinden 19.000 TL alacaklı olduğuna ancak muhasebeci tarafından kasayı denkleştirme amacıyla düzenlenmiş olan 392 numaralı cilde ait makbuzların içerik olarak araştırılmadığına, bu konuda araştırma yapılsaydı bu cilde ait aynı düzenleme tarihli makbuzlardaki paraların aslında gelir kısmı ile gider kısmını denkleştirmek için yapılmış tahsilatlar olduğunun anlaşılacağına ve bu tahsilatlar gelir olarak kaydedilmeseydi kasa hesabında köy için daha fazla harcama yapılmış olduğunun ortaya çıkacağına, 2013 yılında tahsil edilen 6.976 TL tutarındaki paranın köy gelir gider defterine işlenmeyerek köy bütçesinin zarara uğratıldığı iddiasıyla ilgili olarak, köy odasının o dönem taşınması nedeniyle diğer eşyalar arasına karışmış olan iki cilt makbuzun defterlere işlenmesinin sehven unutulduğuna ancak kaymakamlık tarafından yapılan denetim sırasında defterlerin bulunarak ilgili kuruma teslim edildiğine, sahtecilik suçuna dair temyiz sebeplerinin zimmet suçuyla bağlantılı olduğuna, sahteciliğe konu köy masraf senediyle ilgili sağlanan bir menfaat olmadığı için suçun unsurlarının oluşmadığına ve temyiz aşamasında resen nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde Bozdoğan ilçesi ... köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın, köy camisinin alçı vitray pencere işlerini yapan ...'na toplam 5.000 TL ödeyip buna ilişkin 18.03.2014 tarihli ve 5.000 TL bedelli köy masraf senedi düzenlediği halde bu senet üzerindeki bedelle ilgili sahtecilik yaparak bedeli 15.000 TL olarak değiştirdiği ve aradaki 10.000 TL'yi zimmetine geçirdiği, yine 2013 yılında tahsil edilen 6.976 TL parayı gelir gider defterine işlemeyerek muhtarlığın maddi yönden zarara uğramasına neden olduğu iddialarıyla hakkında zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçlarından kamu davası açıldığı,

Mahkemece; sanığın köy masraf senedinde sahtecilik yaptığı kabul edilerek aradaki 10.000 TL'yi zimmetine geçirdiği ve yine 6.976 TL tutarındaki tahsil edilmiş parayı deftere kaydetmemek şeklindeki eyleminin de zimmet suçunu oluşturduğu belirtilerek sanığın zincirleme şekilde basit zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması yoluna gidildiği,

Anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında zimmet ve sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; sanığın, zimmete konu köy masraf senedini ilk başta 5.000 TL olarak yanlış düzenlediğini ve bu nedenle bedelin 15.000 TL olarak değiştirildiğini ancak daha sonra sorun çıkmaması için 15.000 TL'lik senedin yerine 5.000 TL ve 10.000 TL'lik iki adet senetin daha düzenlediğini, bu yeni senetlerin düzenlenmesinden sonra 15.000 TL'lik senedin iptal edilmesi gerektiğini ancak bu senet yerine sehven 5.000 TL'lik senedin iptal edilmiş olduğunu ve zimmet kastının bulunmadığını, muhasebecinin yaptığı inceleme sonucunda köy bütçesinden 19.000 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini ancak alacağının 4.000 TL olup bu miktar üzerindeki bedelin köye gelir olarak kaydedilmesi gerektiğini muhasebeciye söylediğini ve muhasebecinin de buna istinaden 392 no.lu cilde ait makbuzları aynı tarihli düzenleyerek artan kısmı köy bütçesine gelir olarak kaydettiğini, 2013 yılına ait tahsil edilen 6.976 TL tutarındaki paranın köy gelir gider defterine işlenmeyerek köy bütçesinin zarara uğratıldığı iddiasıyla ilgili olarak da, köy odasının o dönem taşınması nedeniyle iki cilt makbuzun diğer eşyalar arasına karıştığını ve bu nedenle defterlere işlenmesinin sehven unutulduğunu ancak kaymakamlık tarafından yapılan denetim sırasında defterlerin bulunarak ilgili kuruma teslim edildiğini savunması ile mahkemece hükme esas alınan raporun köyün suç dönemine ilişkin tüm gelir ve gider kayıtları incelenmeden düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi için sanığın savunmasında belirttiği 392 no.lu ciltte yer alan aynı tarihli makbuzların içeriğinin araştırılmasından, suç tarihlerini kapsayan köye ait tüm gelir ve gider kayıtlarının dosya arasına getirtilmesinden sonra, dava dosyasının kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanığın savunması da irdelenerek zimmetinde para bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususlarında rapor alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,

Sanığın, görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgede sahtecilik yaptığının iddia edilmesi karşısında, bu suç yönünden 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra dava açılması gerektiği, Bozdoğan Kaymakamlığının 04.07.2014 tarihli ve 5 Karar sayılı soruşturma izninde sahtecilik eylemine ilişkin herhangi bir anlatıma yer verilmediği gibi bu suç yönünden soruşturma izni verildiğine dair herhangi bir karar da bulunmadığı gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanığın, köy tüzel kişiliğine ait köy masraf senedinde tahrifat yapma şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı nazara alınmadan suç vasfında yanılgıya düşülerek 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçundan karar verilmesi,

Sanığın, 18.03.2014 tarihli köy masraf senedinde yazılı olan 5.000 TL ibaresini sahtecilik yaparak 15.000 TL olarak değiştirmek suretiyle aradaki farkı mal edinmesi şeklindeki eyleminin, anılan masraf senedinde alacaklı taraf olarak gözüken ... isimli kişinin vekili aracılığıyla sunmuş olduğu faturaların incelenmesi ve dinlenen tanık beyanları ile ortaya çıkarıldığı gibi masraf senedinde sahtecilik yapan sanığın hileli davranışlarla gerçekleştirdiği bu eyleminin nitelikli zimmet vasfında olacağı gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit zimmet suçundan hüküm tesisi,

Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/49 Esas, 2016/91 sayılı Kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.

***