Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2012/80 Esas, 2016/57 Karar

SUÇLAR : Basit zimmet (sanık ... hak.), denetim görevinin ihmali (sanık ... hak.)

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2012/80 Esas, 2016/57 sayılı Kararının, sanık ... müdafii, sanık ..., katılanlar Soğukpınar Belde Belediye Başkanlığı ile Hazine vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanık ...'e isnat edilen denetim görevinin ihmali suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince yukarıda belirtilen husus dışında temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2012 tarihli ve 2012/915 Soruşturma, 2012/345 Esas, 2012/45 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, sanık ... hakkında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2012/80 Esas, 2016/57 sayılı Kararı ile sanık ...'nun zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunlukları uygulanmasına, sanık ...'ün ise denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanmasına, hapis cezasının 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan ... vekili; eksik inceleme ile karar verildiği, sanıklar haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerinde cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi ve indirim yapılmaması gerektiği sebepleriyle hükümleri temyiz etmiştir.

2.Katılan ... Belde Belediye Başkanlığı vekili; sanıklar haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerinde cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi ile sanık ...'in de zimmet suçundan cezalandırılması gerektiği nedenleriyle hükümleri temyiz etmiştir.

3.Sanık ...; denetim görevini ihmal etmediği gibi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanmaması nedeniyle mahkumiyet kararını temyiz etmiştir.

4.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın tahsil yetkisi olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, suça konu tahsilat makbuzlarının sanık ... tarafından düzenlenmediği, atılı suçu işlemediği ve eksik incelemeyle hüküm kurulduğu hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Soğukpınar Belediye Başkanlığında fiilen muhasebe görevlisi olarak çalışan sanık ...'nun, 26.12.2007 tarihinde 22 adet tahsilat makbuzu karşılığında 51.000 Türk Lirası tahsilat yaptığı, bu tutarın 20.000 Türk Lirasını 28.12.2007 tarihinde bankaya yatırdığı, kalan 31.000 Türk Lirasını bankaya yatırmadığı, kasada tutulmayan belediye giderlerinin karşılanmasında kullanılmayan bu paranın sanık ... tarafından zimmete geçirildiği, söz konusu belediyede başkan olan sanık ...'ün ise hesap verme sorumluluğu ve mali saydamlık gereğince sağlıklı bir denetim için gerekli olan muhasebe düzenini kurmadığı, belediyeye ait gelirlerin denetimini yapmadığı, muhasip vekilince tahsil edilen paraların akıbetini sorgulamadığı, tüm birimler ve işlemler üzerinde yapması gereken denetimleri ihmal ettiği iddialarıyla açılan kamu davalarında, Mahkemece; eylemleri sabit görülen sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmalarına hükmolunduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ... hakkında denetim görevinin ihmali suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.Suç tarihi olan 26.12.2007 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, soruşturma izni ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddelerinin birinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınmadan, sanık ...'in savunmalarında suça konu tahsilat makbuzlarının hiçbirini kendisinin düzenlemediğini belirtmesi ve bunu doğrulayan 26.06.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporundaki tespitler gerekçede irdelenmeden keza karar yerinde, tahsilat makbuzları ile tahsil edilen paralardan belediyenin banka hesabına yatırılmayan kısmın zimmete geçirildiği belirtilmekle beraber, kabul edilen zimmet tutarı ile hangi zaman aralığındaki eylemlerin sabit kabul edildiğine de değinilmeden, bunlara ilişkin kabul edilen ve reddedilen delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğunun denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden, sanık hakkında gerekçesiz olarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, hükmolunan cezanın yarısından az olacak şekilde ve hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu gösterilmeksizin maddenin tümünü kapsayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde hatalı uygulama yapılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin denetim görevinin ihmali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden

1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2012/80 Esas, 2016/57 sayılı Kararına yönelik sanık ile katılan ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2012/80 Esas, 2016/57 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekilleri ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.

***