"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/109 Esas, 2016/120 Karar
SUÇ : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2015 tarihli ve 2015/1338 Soruşturma, 2015/520 Esas, 2015/34 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/109 Esas, 2016/120 sayılı Kararı ile; sanık hakkında atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle bozulması talebiyle hükmü temyiz etmiştir.
B.Sanığın Temyiz Sebepleri
Kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğu, hükümden sonra bulduğu köy gelir makbuzunun göz önüne alınması gerektiği sebepleriyle hükmü bozulması talebiyle temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihlerinde Keçiköy Köyü (Köy) muhtarı olarak görev yaptığı, 2010 ilâ 2013 yılları arasında Köyün gelir ve giderleri karşılaştırıldığında, 2014 yılına devreden 35.017,61 Türk lirasının (TL) sanık tarafından Köyün banka mevduat veya fon hesaplarına yatırılmadığı, Köy sakinlerinden ...'ya kiralanan Köy tüzel kişiliğine ait tarlalardan 2010 yılı kira geliri olan 2.950,00 TL ile 2011 yılı kira geliri olan 3.480,00 TL'nin tahsilat kayıtlarına işlenmediği, 08.04.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere Köy tüzel kişiliği adına kayıtlı olmayan 55 ... 589 plaka sayılı araca 2013 yılında akaryakıt alımına ilişkin olarak düzenlenen toplam 340,00 TL akaryakıt fişinin Köy giderleri arasında kabul edilmesinin mümkün olmadığı, böylece sanığın toplam 41.787,61 TL Köy parasını uhdesinde bulundurduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; kovuşturma aşamasında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, 2014 yılı gelir ve gider hesapları da incelendiğinde 35.017,61 TL'nin sanığın zimmetinde bulunduğu iddiasının yerinde olmadığı ancak 2010 ilâ 2013 yılları arasında ..., ... , ... ve ... 'a kiralanan Köy tüzel kişiliğine ait tarlaların kira bedeli olan toplam 17.715,00 TL'nin Köy kayıtlarına işlenmediği ayrıca Köy tüzel kişiliği adına kayıtlı olmayan ... plaka sayılı araca akaryakıt alımına ilişkin olarak düzenlenen toplam 530,00 TL akaryakıt fişinin Köy giderleri arasında kabul edilmesinin mümkün olmadığı, böylece sanığın 18.245,00 TL parayı uhdesinde bulundurduğu kabulüyle atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunmalarında, muhtarlık yaptığı süre boyunca köye 1 kilometre uzunluğunda plastik kanalizasyon borusu döşettirdiğini, İlçe Özel İdaresi'nden 300 metre boru aldığını, bu işteki kepçe, işçi ve işçilerin yemek bedellerinin bir kısmını kendisinin karşıladığını, 2012 yılında 200 metre içme suyu hattını yenilediğini belirtmesi ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda, sanığın bu savunmasına ilişkin bir değerlendirmenin bulunmaması karşısında; bu hususlara ilişkin olarak gerekli araştırmanın yapılarak tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesinden sonra dosyanın kül halinde konunun uzmanı yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip, suç tarihleri arasındaki tüm kayıtların incelenerek sanığın üzerine atılı zimmet iddiası yönünden tüm savunmaları karşılar ve sorumluluğunu irdeler şekilde zimmetinde Köy parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği cihetle, ..., ... ve ... 'a kiralanan Köy tüzel kişiliğine ait tarlaların kira bedeli olan toplam 11.285,00 TL'nin sanığın uhdesinde bulunduğu ve Köy tüzel kişiliği adına kayıtlı olmayan ... plaka sayılı araca akaryakıt alımına ilişkin olarak düzenlenen ve Köy gideri olarak kabul edilmesi mümkün bulunmayan toplam 530,00 TL'den 190,00 TL'lik akaryakıt fişlerinin sanık tarafından Köy gideri olarak gösterilmek suretiyle sanığın zimmet suçunu işlediği iddiaları yönünden iddianamede anlatım bulunmadığı, bu eylemler yönünden iddianamedeki anlatımın dışına çıkılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine aykırı davranılması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin 5 inci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/109 Esas, 2016/120 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istekleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.