Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/200 Esas, 2015/383 Karar

SUÇLAR : Resmi belgede zincirleme sahtecilik (üç kez), zincirleme nitelikli zimmet, zincirleme nitelikli dolandırıcılık (iki kez)

HÜKÜMLER : Zimmet suçuna ilişkin eylemin 52.787,54 TL'lik kısmının basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan ve resmi belgede zincirleme sahtecilik ile zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından birer kez mahkumiyet, zimmet suçuna ilişkin eylemin 20.471,67 TL'lik kısmının 23 kez hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılması

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma

Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/200 Esas, 2015/383 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264 üncü maddesi de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görülmüştür.

Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2013 tarihli ve 2013/5823 Soruşturma, 2013/2502 Esas, 2013/235 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet, zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede zincirleme sahtecilik (iki kez) suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca (iki kez) cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına, 63 üncü maddesi uyarınca mahsup hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.06.2013 tarihli ve 2013/6364 Soruşturma, 2013/2703 Esas, 2013/246 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2013 tarihli ve 2013/201 Esas, 2013/123 sayılı Kararı ile; 10.06.2013 tarihli iddianameye konu davanın Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/200 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

3. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/200 Esas, 2015/383 sayılı Kararı ile sanık hakkında, zincirleme nitelikli zimmet suçuna ilişkin eylemin 52.787,54 TL'lik kısmının basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası, zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8.568 tam gün karşılığı 171.360 TL adli para cezası, resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca her bir suç yönünden ayrı ayrı hak yoksunluklarına, zincirleme nitelikli zimmet suçuna ilişkin eylemin 20.471,67 TL'lik kısmının 23 kez hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca mağdur sayısınca olmak üzere 23 kez 10 ay hapis ve 4 tam gün karşılığı 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii gerekçesiz şekilde hükümleri temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bahçe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olan ve suç tarihinde mutemet olarak görevlendirilen sanığın, ilçe milli eğitim müdürlüğünün farklı bankalarda bulunan hesaplarından para çekme hususunda herhangi bir yetkilendirilmesi olmadığı halde, ilçe milli eğitim müdürünün imzasını taklit ederek para çekmeye yetkilendirildiğine ilişkin farklı tarihli toplamda 21 adet belge düzenlemek ve bu belgeleri bankaya ibraz etmek suretiyle müdürlüğün Ziraat Bankası Bahçe Şubesi ile İş Bankası Osmaniye Şubesinde bulunan hesaplarından toplamda 82.250,01 TL tutarında parayı çekerek mal edindiği iddiasıyla zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından, farklı tarihli toplam 25 ayrı yetkilendirme yazısı ile malmüdürlüğüne yatırmak için bankadan para çekme konusunda yetkilendirilmek suretiyle çektiği 52.787,54 TL ile eğitime hazırlık ödeneği, ek ders ücreti ve maaşa konu olup fazla ödenmesi nedeniyle ilgili öğretmenler tarafından idareye iade edilmesi gereken parayı ayrı ayrı tutanaklar ile teslim aldığı halde malmüdürlüğüne yatırmayarak toplamda 20.471,67 TL'yi mal edindiği ayrıca öğretmenlerden tahsil ettiği paranın bir kısmını bankaya teslim ettiğine ilişkin 08.10.2012 ve 13.09.2012 tarihli toplamda dört adet alındı belgesini sahte olarak düzenlediği iddiasıyla zincirleme nitelikli zimmet ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından açılan kamu davasında, Mahkemece; öğretmenlerden tahsil edilip malmüdürlüğüne yatırılması gereken 20.471,67 TL'nin sanık tarafından mal edinildiği şeklindeki eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mağdur sayısınca olmak üzere 23 kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sahtecilik eylemlerinin tek resmi belgede zincirleme sahtecilik suçunu, zincirleme nitelikli zimmet suçundan iddia olunan eylemlerin ise basit zimmet suçunu oluşturduğu kabul edilmek suretiyle, sanığın ikrar içeren savunması ile dosyada bulunan deliller kapsamında sübut bulan eylemlerine ilişkin, zincirleme nitelikli dolandırıcılık, basit zimmet ve resmi belgede zincirleme sahtecilik suçlarından mahkumiyetine hükmolunmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Sanık hakkında basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, zimmet suçuna konu olan parayı farklı tarihlerde çektiği kabul edilen ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda zimmet suçunu birden fazla işlediği anlaşılan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmaması, keza 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, sanığın suç kastındaki yoğunluk ve suça konu miktar, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak ilgili kanun maddesindeki hapis cezasının belirlenmesinde alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmadan ve zimmet suçuna ilişkin temel ceza belirlenirken, hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Zincirleme suç hükümleri uygulanırken fiillerin sayısı ve ağırlığıyla orantılı olmayacak şekilde uygulama yapılarak alt sınır esas alınmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Temel ceza belirlenirken uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin hükümde gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

Koşullarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

C. Sanık hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde ise;

Sanığın resmi belgede zincirleme sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi yetkisinin hakime ait olduğu nazara alınarak, suça konu belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ile iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma sonucu sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,

Kabule göre de;

Zincirleme suç hükümleri uygulanırken eylem sayısı ve ağırlığıyla orantılı olmayacak şekilde uygulama yapılarak alt sınır esas alınmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması,

Koşullarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz talebine ilişkin olarak dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

2.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/200 Esas, 2015/383 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

3.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/200 Esas, 2015/383 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının "Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak" başlığı altındaki bölümün birinci paragrafında yer alan ''TCK'nın 158/1-e-f maddesi gereğince" ibaresinin çıkarılarak yerine ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f ) bentleri ile son cümlesi uyarınca'' ibaresinin eklenmesi, aynı bölümde yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin sekizinci paragraf ile yine aynı bölümün altıncı paragrafında yer alan "para cezasının ödenmemesi halinde adli para cezalarının hapse çevrilmesine" şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından ayrı ayrı çıkarılması suretiyle eleştirilen hususlar dışında usul ve yasaya uygun olan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

4.Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2013/200 Esas, 2015/383 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.10.2023 tarihinde karar verildi.

***