Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/19 E., 2018/17 K.

KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ..., Hazine, ...Konut Yapı Kooperatifi

SUÇTAN ZARAR GÖR:......

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

1163 sayılı Kanun'un Ek 2/2 ile 3628 sayılı Kanun'un 17 ve 18. maddeleri uyarınca zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi gereği başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılanlardan Hazine ve Bakanlık ile Kooperatif vekillerinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2017 tarihli ve 2013/34 Esas, 2017/365 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.01.2018 tarihli ve 2018/19 Esas, 2018/17 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi

Soruşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporu ile yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğine, bilirkişi raporunun mahkemece hatalı şekilde değerlendirildiğine ve bu raporun harcamalar konusunda uzman olan Sayıştay emekli denetçilerinden aldırılması gerektiğine, bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi

Soruşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporu ile yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğine, raporun hatalı şekilde değerlendirildiğine ve harcamalar konusunda uzman olan Sayıştay emekli denetçilerinden aldırılmadığına dairdir.

3. Katılan ...Konut Yapı Kooperatifi Vekilinin Temyiz İstemi

Bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığına, Sayıştay Denetçilerinden oluşan bir heyetten rapor aldırılması gerektiğine ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen karaların bozulması lüzumuna yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

... Mimarlık Limited Şirketine ödendiği iddia olunan 25.000 TL paranın aslında mimarlık şirketine ödenmediği halde yönetim kurulu üyesi sanıklar tarafından ödenmiş gibi gösterilerek anılan miktarı uhdelerinde bulundurmak suretiyle zimmetlerine geçirdikleri iddiasına ilişkin olarak; ... Mimarlık yetkililerinin hazır edilerek belirtilen miktarda bir ödeme alıp almadıkları, aldılarsa hangi hizmet kaşılığında bu ödemeyi aldıklarının sorulması ile ... Mimarlığın tapu alımında, proje işlemlerinde yardımcı olduğu ve yapmış olduğu hizmet karşılığı para ödendiğine ilişkin soyut beyanlarının sanıklara açıklattırılarak somut olarak hangi hizmetleri karşılığında söz konusu bedelin ödendiğinin açıklığa kavuşturulmasından sonra keza kooperatif defterinde yapılan incelemelerde yönetim kurulu tarafından kasadan avans olarak alınan ancak ne amaçla kullanıldığı tespit edilemeyen toplam 72.120,26 Türk Lirasının yönetim kurulu üyesi sanıkların uhdesinde bulunarak zimmetlerine geçirdikleri iddiasına ilişkin olarak ise; kooperatif yönetim kurulunca teslim edilen defter ve belgeler incelenerek SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan 04.12.2012 tarihli raporda, 2010 yılına ait yasal defterler ibraz edildiğinden 2010 yılından önceki tarihlerde ödeme yapıldığı da bu defterlerden tespit edildiğinden suçun oluşumunun bu tutar yönünden 31.12.2009 tarihi olduğunun, bu ödemelerin gerçek ve tüzel kişilere verildiği belgelendirilemediğinden 2009 yılında görev yapmış olan yönetim kurulu üyesi sanıkların müştereken ve müteselsilen sorumluklulukları olduğunun, üç kişilik SMMM bilirkişi heyetince düzenlenen 28.09.2015 havale tarihli raporda ise avanslar hesabında görülen 72.120,26 Türk Lirasının, 60.987,00 TL'lik tutarının 2004 yılındaki kayıtlardan geldiği, 2004 yılındaki kurulların kimlerden oluştuğunun bilinemediği, sorumluluğun ilgili yönetim kurulunda olduğu, 9.723,26 TL'lik tutarın 2009 yılına ait olduğu, 2009 yılı defter ve belgeleri sunulmadığından faturaların mevcut olup olmadığı, ödemelerin ne şekilde hangi tarihlerde yapıldığı hususlarına bakılamadığı, 2009 yılında yönetimde değişiklik olduğu, yapılan ödeme tarihlerine göre ilgili yönetim kurulunun sorumluluğunun bulunduğu, 26.500,00 TL'lik tutarın ise 2010 yılına ait olduğu ve bunun 25.000,00 TL'sinin ... Mimarlık, geri kalanının da Süleyman Kaşlı'ya yapıldığının tespit edildiği, önceki raporda kooperatif kayıtlarından tespit edilebilen 72.120,26 TL'lik belgelendirilemeyen ödemenin yönetim kurulu üyesi sanıkların uhdesinde kaldığı belirtildiği halde ikinci raporda bu yönde bir tespitin bulunmaması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, kooperatifin suç dönemine ait, dava dosyasında mevcut olmayan yıllara ilişkin karar ve gelir gider defterlerinin, kooperatife ait banka hesap dökümlerinin celp edilerek dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdii ile mevcut raporlar arasındaki çelişkileri gideren ve kooperatifin suç dönemine ilişkin gelir ve giderlerini dayanak belgeleriyle birlikte incelemek suretiyle sanıkların uhdesinde kalan kooperatif parası bulunup bulunmadığını belirleyen ayrıca yönetim kurulu üyelik tarihleri üzerinde de durulup, her bir sanığın sorumluluğunu irdeleyen bilirkişi raporu alınmasından sonra sanıkların hukuki durumunun ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince verilen kararların 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2025 tarihinde karar verildi.

***