Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/1686 E., 2017/1731 K.

KATILANLAR : ..., ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi

SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...

SUÇ : Zincirleme basit zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince kesin olduğu ve temyizi kabil nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında zimmet suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ve katılan bakanlık vekilinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrasınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2017 tarihli ve 2013/60 Esas, 2017/9 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

2.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.11.2017 tarihli ve 2017/1686 Esas, 2017/1731 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyizi; mahkemece hükme esas alınan raporların çelişkili olduğuna, bu raporlara yapılan itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanık ile kooperatif arasındaki zimmet kabul edilen hususun hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz itirazları; kurumlarının dava ve duruşmalardan haber edilmediğine, sanığın alt sınırdan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.

III. GEREKÇE

Suç tarihlerinde S.S. ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olan sanık ... hakkında, ... ve ...'a ödenmiş gibi gösterilen 480 TL, 2009 yılında 88.046,49 TL, 2010 yılında 81.722,54 TL parayı ve kooperatife ait cep telefonunu zimmetine geçirdiği iddiası ile nitelikli zimmet suçundan açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesince sanığın kooperatif genel kurulu tarafından 19.03.2010 tarihinde görevden alındıktan sonra 31.03.2010 tarihinde 2 ayrı yevmiye kaydı ile toplamda 108.264,27 TL'yi kooperatif kasasından çektiği, kooperatiften olan alacağı miktar düşüldükten sonra 72.888,41 TL'nin, ... ve ...'ye ödendi gösterilen 480 TL'nin ve cep telefonunun sanığın zimmetinde kaldığı, ...'nin yönetim kurulunda olması nedeniyle kendisine sahte belge tanzim edilmek suretiyle yapıldı gösterilen ödemenin aslında yapılmadığını anlayabilecek durumda olması, ...'ün ise yönetimde görevi olmaması nedeniyle "yönetim kurulu ücretler ödemesi" adı altında sahte belge ile yapıldı gösterilen ödemenin de daire içi araştırma ile açığa çıkabilecek olması hususları gerekçe gösterilerek basit zimmet suçundan mahkumiyetine hükmolunmasına dair karara yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ise de; zimmet miktarı ile suç tarihinin tam olarak tespiti ve suç vasfının tayini açısından, ... Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün 25.11.2011 tarihli raporunda, sanığın 31.03.2010 tarihli ve 54 no'lu yevmiye maddesi ile 46.670 TL'yi zimmetine geçirdiği, iddianameye dayanak alınan 11.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda, 2009 ve 2010 yıllarında toplamda 169.769,03 TL'nin sanığın zimmetinde kaldığı, hükme esas alınan 21.04.2014 ve 29.06.2016 tarihli bilirkişi raporu ile ek raporda ise her ikisinden de farklı olarak 31.03.2010 tarihli 53 ve 54 no'lu yevmiye maddeleri ile yapılan ödemelerden ve sanığın kooperatiften olan alacağı düşüldükten sonra 72.888,41 TL'nin sanığın zimmetinde kaldığı hususlarının belirtilmesi, 19.03.2010 tarihli genel kurulda sanığın görevinin sona ermesine rağmen bakanlık denetçilerine verilen ifadelerde, sanığın 01.04.2010 tarihine kadar fiilen görevi yürüttüğüne yönelik beyanlar bulunması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde yer alan "...Ayrıca görevi sona eren yönetim kurulu üyeleri tarafından sorumlulukları altında bulunan para, mal, defter, belge ve diğer kooperatif varlıklarının seçimlerin yapıldığı genel kurul toplantı tarihinden itibaren üç iş günü içinde tutanakla yeni seçilenlere teslimi zorunludur" şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın görevden ayrıldığı genel kuruldan sonra hangi tarihte görevi fiilen devrettiğinin gerekirse yönetim kurulu ve kooperatif üyelerinden de kanaat oluşturmaya yetecek sayıda kişinin tanık olarak dinlenilmesi ile belirlenmesinden, 25.11.2011, 11.07.2012 ve 21.04.2014 kök, 29.06.2016 tarihli ek raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için dosyanın kül halinde daha önceden görev yapmamış Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan heyete tevdi edilmesi suretiyle sanığın görevi devrettiği tarih de göz önüne alınarak uhdesinde kooperatif parası kalıp kalmadığının, kaldı ise sanığın hangi tarihlerde ki hangi eylemleriyle bunu gerçekleştirdiğinin tespit edilmesinden sonra, sanığın hükme esas alınan raporda belirtildiği üzere 31.03.2010 tarihli ödemeler sonucunda uhdesinde para kaldığına kanaat getirilmesi halinde, yukarıda anılan kanun hükmü doğrultusunda kamu görevi sona ereceğinden, bu kısımda kalan eylemlerinin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı da göz önüne alınarak, hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve hangi rapora neden üstünlük tanındığı da karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

...'a sahte belgeye dayanarak yapıldı gösterilen ödemenin aslında ...'ye yapılmadığı ve sanık tarafından zimmete geçirildiği hususunun ancak ...'nin beyanı ile ortaya çıkabilecek mahiyette olması nedeniyle nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.11.2017 tarihli ve 2017/1686 Esas, 2017/1731 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin kesin nitelikteki karara ilişkin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden zincirleme basit zimmet suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.11.2024 tarihinde karar verildi.

***