"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/598 Esas, 2021/428 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2013 tarihli ve 2013/2173 Soruşturma, 2013/1057 Esas, 2013/536 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2014 tarihli ve 2013/418 Esas, 2014/260 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 4 tam gün karşılığı 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.
3.Sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/1684 Esas, 2020/1654 Karar sayılı ilamı ile; sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması yaptırılması, vergi mükellefi olduğunun belirlenmesi halinde ve gerektiğinde hakkında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi ile alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması kanuna aykırı görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin Yargıtay bozma ilamı üzerine yaptığı yargılama neticesinde 09.07.2021 tarihli ve 2020/598 Esas, 2021/428 sayılı Kararı ile; sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak 04.07.2014 tarihli ve kararı sadece sanık müdafii temyiz ettiğinden kazanılmış hak ilkesi ve aleyhe bozma yasağı gereğince sanığın 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına ve 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; tefecilik suçunun sübutuna dair yeterli delil olmadığı, Yargıtay bozma ilamı üzerine yapılan araştırmaların neticesinde sanık aleyhine veri elde edilememesi nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'in, katılan ...'e aylık %10 faizle para verdiği, 2.800 ve 3.000 TL'lik alacaklarına karşılık katılandan senet aldığı, faiz için ayrıca 5.000 TL'lik senet düzenlendiği iddiası üzerine sanığın soruşturma aşamasında 10.800 TL borç verdiğini söylemesine karşın mahkeme önünde 5.800 TL borç vererek katılana ortak olmak istemesi üzerine katılanın ortaklık teklifini kabul etmeyerek aldığı borca karşılık ticari faaliyetinden elde ettiği kârdan %10 pay karşılığı 5.000 TL değerinde senet verdiğini savunduğu, tanıkların borç ilişkisine bizzat şahitlik etmemekle birlikte sanık ile katılan arasında bir borç ilişkisi olduğuna dair beyanlarda bulundukları, sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verildiği ancak bu kararın eksik araştırma ve inceleme gerekçesiyle sanık müdafiinin temyizi sonucu Yargıtay 9. Ceza Dairesince bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan araştırma ve yürütülen yargılama sonunda sanığın zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine hükmedildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamında işaret edilen eksiklikleri gidermeye yönelik yapılan araştırmalara göre, sanığın tefecilik yaptığına dair kolluk tarafından herhangi bir delile ulaşılamadığının, Vergi Usul Kanunu'nda yer alan zamanaşımı süreleri dolduğundan vergi inceleme raporu düzenlenemediğinin ve sanığın alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında; bozma ilamına uyulmasına ve sonrasında dosyada sanık aleyhine yeni bir delil bulunmamasına rağmen mahkumiyete yeterli görülen delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılarak denetime imkan verecek biçimde açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, yeterli gerekçe gösterilmeden hüküm kurulmak suretiyle 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyet Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddelerinin birinci fıkraları ile 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tefecilik suçundan hüküm kurulduktan sonra 04.07.2014 tarihli ilk hükmün aleyhe temyiz edilmemesi nedeniyle sanığın oluşan kazanılmış hakkı gözetilerek infazı gereken sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan doğrudan 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2021 tarihli ve 2020/598 Esas, 2021/428 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.