Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/372 Esas, 2019/440 Karar

SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs

HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre sanığa isnat edilen suçun niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan, bu nedenle de 29.01.2013 tarihli oturumda katılma talebi reddedilen Kültür ve Turizm Bakanlığının kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu nazara alındığında, Jandarma personeli olan sanığın yargılama konusu eylemlerine ilişkin Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.08.2012 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik Dairemizin 03.04.2023 tarihli ve 2021/3037 Esas, 2023/3854 sayılı Kararında da belirtildiği şekilde suçtan zarar görmeyen ve karara itiraz hakkı bulunmayan Kültür ve Turizm Bakanlığının vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.10.2012 tarihli itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ilişkin kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi bu karar üzerine Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.10.2012 tarihli ve 2012/4719 Esas sayılı iddianamede sanığa isnat edilen bir fiil bulunmadığı, bu itibarla 17.08.2012 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği ve usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 172/2 ve 225. maddelerine aykırı hareket edilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***