Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/162 Esas, 2016/242 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine

SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM : 1- Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,

2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerin bir bütün halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet,

3- Sanıklar ... ve ... hakkında iddianame yerine geçen görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,

4- Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet,

5- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında iddianame yerine geçen görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre 1163 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan mahkumiyet,

6- Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat,

7- Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, düşürülme, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar gören Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca zimmet suçu yönünden Hazinenin başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına, sanıklar ... ve ...'ın 10.01.2017 tarihinde tebliğ edilen hükümleri bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra verdikleri 19.01.2017 tarihli dilekçeler ile temyiz ettikleri anlaşıldığından temyiz taleplerinin, keza görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suçlardan verilen hükümleri temyiz etme ... bulunmadığı anlaşılan Hazinenin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, temyiz dilekçelerinin içeriklerine göre incelemenin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin adı geçen sanıklar ile sanık ...'in kendisi hakkında kurulan mahkumiyet, katılan ... vekilinin sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan davada değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik, katılan Hazine vekilinin sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerin bir bütün halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle verilen mahkumiyet, ... ve ... hakkında iddianame yerine geçen görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında iddianame yerine geçen görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfına göre 1163 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren, katılan ... vekilinin sanıklardan ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile tüm sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine dair vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1-Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümleri ile sanık ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Kovuşturma aşamasında davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılmasına da karar verilmeyen Hazine lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığı ve sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmü yönünden katılan ... vekilinin temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek buna hasren yapılan incelemede;

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık ... hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine karar verilmemesi,

Ana ve birleşen dosyalarda kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her dosya yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkemenin takdir ve uygulaması da gözetilerek hüküm fıkrasının 9 numaralı bendine "Suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ...'ın aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, 3 yıl 1 ay 15 gün süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına," ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının "12" numaralı bendinin "Katılanlar ... ile ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre her bir katılan için takdir edilen 3.600,00'er TL maktu vekalet ücretinin sanıklar ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak adı geçen katılanlara verilmesine," şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle bu hükmün DOĞRUDAN ONANMASINA,

2- Sanıklardan ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma, ..., ..., ... ve ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a aykırılık, ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanıklardan ...'ın hükümden sonra 27.10.2017 tarihinde, ...'ün ise 20.08.2024 tarihinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından ve diğer sanıklara isnat edilen ve oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan görevi kötüye kullanma ile 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarının 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 1163 sayılı Kanun'un ek 2/2-3. madde ve fıkralarında öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 2011 yılı olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği tespit edildiğinden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının da zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***