"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/61 Esas, 2016/90 Karar
SUÇLAR : Resmi belgede zincirleme sahtecilik, zincirleme olarak ikna suretiyle irtikap
HÜKÜMLER : Resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan beraat, zincirleme olarak ikna suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2014 tarihli ve 2014/12572 Soruşturma, 2014/3794 Esas, 2014/381 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik ve zincirleme olarak ikna suretiyle irtikap suçlarından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2015 tarihli ve 2014/311 Esas, 2015/6 sayılı Kararı ile sanığın resmi belgede zincirleme sahtecilik ve zincirleme olarak ikna suretiyle irtikap suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası; 250 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca yargılanması için son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/61 Esas, 2016/90 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme olarak ikna suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin ikinci ve 43 üncü maddesinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekili 29.02.2016 tarihli süre tutum dilekçesi ile beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Sanığın temyiz sebepleri; katılandan aldığı 54.012,00 TL tutarlı masrafı yanlış hesaplayarak istediğine ve fazlasını iade ettiğine, 17.660,20 TL tutarlı harcı da hiçbir şekilde katılandan almadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılanın vekili sıfatıyla Antalya Asliye 7. Hukuk Mahkemesinin 2010/546 Esas sayısına kayden açtığı tapu iptali ve tescil davasında, masraf karşılığında, 31.07.2013 ve 02.08.2013 tarihli, AB2013 seri no.lu, 53068 sıra no.lu ve AB2013 seri no.lu, 53499 sıra no.lu sayman mutemedi alındı belgeleri ile toplam 40.764,00 Türk lirası ödediği halde, 54.012,00 Türk Lirasını hesabına yatırmasını sağladığı katılandan 13.248,00 Türk Lirası fazladan tahsil ettiği gibi gerçeğe aykırı düzenlediği 48.970,80 TL bedelli, 31.07.2013 tarihli, AB2013 seri ve 53288 sıra no.lu sayman mutemedi alındı belgesini göndermek suretiyle müvekkilini yanıltmaya çalıştığı, yine katılan vekili sıfatıyla Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/936 Esas sayısına kayden açtığı takibin durdurulması ve iptali talepli davada, 16.09.2011 tarihli, AB2011 seri ve 68728 sıra no.lu sayman mutemedi alındı belgesi ile 60,20 Türk Lirası harç bedeli ödediği halde, gerçeğe aykırı düzenlediği 16.09.2011 tarihli, AB2011 seri ve 68728 sıra no.lu sayman mutemedi alındı belgesini göndermek suretiyle müvekkilinden 17.660,20 Türk Lirası tahsil ettiği iddiasıyla resmi belgede zincirleme sahtecilik ve zincirleme olarak ikna suretiyle irtikap suçlarından kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; sanık hakkında, sahte sayman mutemedi alındılarının ele geçmemesi nedeniyle üzerinde iğfal kabiliyeti konusunda inceleme yapılamadığından sahtecilik suçundan beraat, hileli hareketlerle müvekkili katılandan menfaat sağladığı kabul edilerek zincirleme ikna suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık hakkında zincirleme olarak ikna suretiyle irtikap suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın aşamalardaki savunmalarından, suçlamaları kabul etmediğinin, sahteciliğe konu olduğu iddia edilen sayman mutemedi alındılarının yalnızca fotokopilerinin dosya arasında bulunduğunun ve sanık tarafından katılana gönderildiğine dair kanıt bulunmadığının, sanığın müvekkili katılandan mahkeme veznesine yatırmak üzere istediği ve 30.07.2013 tarihinde hesabına gönderilen 54.012,00 TL'nin 40.764,00 TL'sini 31.07.2013'te mahkeme veznesine yatırdığı, arada kalan farkı iade etmek için katılandan IBAN numarası istediğini ancak katılanın birkaç defa yanlış numara gönderdiğini beyan etmesi ve savunmasını doğrular şekilde 26.08.2013'te, parayı aldıktan 26 gün sonra "ANTALYA 7. ASLİYE HUKUK MAH. HARÇ İADESİ" açıklamasıyla katılana bu parayı gönderdiğinin ve suç kastının bulunmadığının, keza katılanın sanığa elden verdiğini iddia ettiği 17.660,20 TL'nin verildiğine ilişkin katılanın soyut beyanı dışında başkaca delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yasaklama kararına hükmolunmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/61 Esas, 2016/90 sayılı Kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/61 Esas, 2016/90 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.